27 Ağustos 2014 Çarşamba

Tek Kişilik Dev Kadro


Daha ligler başlamadan sinir harbi başlamış durumda. Haydi hayırlısı. Fenerbahçe maçlarından hemen sonra yazı yazmayı pek tercih etmiyorum. Çünkü o gerginlikle amacını aşan cümleler kurabilmekten kaçınıyorum. Her ne kadar sular durulmamış ve durulmayacak olsa da Süper Kupa finalini teknik, taktik ve psikolojik açıdan irdelemeye başlayalım.

En başta söylemeliyim takım kupayı hak edecek bir futbol sergilemedi. Buna kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. O iştah, istek maalesef ki Muslera dışında hiç bir oyuncuda yoktu kabul edelim.

Maçın geneline bakıldığında defansif olarak Semih-Chedjou ikilisi mükemmele yakın oynadılar. Fakat aynısını savunma kanatlarımız için söylemek pek mümkün değil. Özellikle Telles yerini garanti gördüğünden midir bilinmez asıl görevi olan savunmada çok aksarken hücumda da bir o kadar verimsiz bir maç çıkardı. Yaptığı faullerde ise kırmızı kartla atılsa itirazım olmazdı. Aynı şekilde ters kanattaki Veysel de hazırlık dönemindeki iyi performansının tam aksi bir oyun sergiledi. 

Gelelim orta alana.

Melo, Selçuk, Sneijder'e bu sezon katılan Olcan ve Yasin'den kurulu 5'li orta saha pek yaratıcı olamadı maalesef. Yasin için sanırım bu tip bir maç için biraz erken davrandık. Ligde fayda sağlayacağını düşünüyorum fakat kupa finalinde çok silikti. Olcan dışında diğer isimler de oyuna etki edecek yaratıcılığı sergileyemediler. Özellikle Sneijder'den beklentilerimiz sonuçsuz kaldı ve zaten kenara gelmek zorunda kaldı. Öte yandan orta alanın çabalayan tek oyuncusu bana göre Olcan'dı ve fakat O da devamlı suretle etkili olamadı. Saman alevi misali ara ara parladı ve o parlamalarında etkili de oldu. Ama elde var yine sıfır.

Burak Yılmaz ise geriden destek alamadığı için etkisizdi elbette. Zaten tek forvetli sistemlerde kanatlardaki oyuncuların ve forvet arkası oynayan oyuncunun etkisi çok büyüktür. Finalde bu desteği göremeyen Burak rakip savunma arasında kayboldu gitti. 

Oyuncu değişikliklerinde son derece isabetliydi Prandelli. Etkisiz Yasin ve Sneijder'i alıp Yekta ve Bruma'yı sahaya sürmek akıllıcaydı. Hem kanatları hareketlendirip hem de orta alanda Melo ve Selçuk'a yardım için Yekta'yı oyuna aldı fakat bu 2 oyuncu da beklentileri karşılamadı. Uzatmalarda iyice aksayan Telles'in yerine giren Hakan Balta haftasonu oynanacak Bursaspor maçı için formayı garantilediğini düşünüyorum. Çok daha verimliydi. 

Muslera'yı sona sakladım çünkü üzerindeki formaya yakışır performans sergileyen ve takdiri sonuna kadar hakeden bir maç çıkardı. Maç içerisinde yüzde yüzlük 2 gol pozisyonunda başarı olan Uruguaylı kalecimiz, penaltılarda ise 2 kurtarış yaparak üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Ama takım arkadaşları aynı başarının yarısını dahi göstermediler maalesef. Yani kısaca Muslera "Tek kişilik dev kadro" olarak sahadaydı.

Penaltılara bakacak olursak son 3 senedir takımın penaltı dendiğinde akla gelen ilk iki ismi Selçuk ve Melo'nun penaltı kaçırması kabul edilir gibi değil. Hele ki Yekta'nın en kritik penaltıyı o kadar kötü kullanmasına söyleyecek söz bulamıyorum. Doğruyu söylemem gerekirse Burak'ın kaçıracağını düşündüm fakat sanırım en net penaltıyı da O attı.

Şimdi gelelim saha içi olaylarına.

Bir kere ikinci yarının başında taraftarın sahaya attıklarını onaylamak mümkün değil. Melo geldi yapmayın dedi olmadı. Muslera taa 100 metreden koştu geldi sakinleştirmeye çalıştı olmadı. En sonunda "ben de diğer kaledeyim bana da mı atsınlar" gibilerinden işaretler yapmaya başladı. O bile etkili olmadı maalesef.

Rakip takıma baktığımızda zaten mimli 2 futbolcu var. Biri Emre Belözoğlu diğeri de kaleci Volkan. Emre maç içerisindeki yaşadığı sinir harbini anlayabilmek imkansız. 1 gün önce dostluk mesajları veren oyuncu maç içerisinde çileden çıkıp çimleri yumrukluyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Kaleci Volkan'ın ise 120 dakika sessiz durmasının acısını penaltılarda Melo'nun penaltı kaçırmasıyla çıkarması gergin olan iplerin neredeyse kopmasına neden oldu. Maç sonu yaptığı açıklamalar ise kişiliğine tuttuğu aynaydı bana göre. 

Saha zeminine söyleyecek tek bir şeyim var. Şükürler olsun ki sakatlık yaşamadık. Gecenin tek mucizesi buydu herhalde.

Toparlayacak olursak 4.yıldız adı altında zaten gergin bir sezon bekliyordum, bu olaylardan sonra çok daha gerilimli bir sezona başlıyoruz. Özellikle Arena'daki Fenerabahçe maçında yaşanacak olayların temeli kaleci Volkan tarafından atılmıştır Süper Kupa finalinde. Umarım ben yanılırım.

Ezeli rakip, ebedi dost lafını da artık dilimizde yer vermesek iyi olacak. Lakin her geçen gün daha gerilimli derbilere şahit oluyoruz.

Kupayı bir kenara bırakırsak şimdi önemli olan lige moralli başlamak. Haftasonuna kadar toparlanıp lige galibiyetle başlamak moralli düzeltecektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder