Bu yazıya hem futbolu hem de basketbolu sığdırmaya çalışacağım. Uzun uzun yazmadan sizleri sıkmadan önce dün akşam Ali Sami Yen Arena'daki Akhisar galibiyetini sonrasında ise bu akşam Abdi İpekçi Arena'daki RH Gaziantep galibiyetine değinmeye çalışacağım.
Önce futbol.
Hamza hocanın gelişi tepeden tırnağa herkese öyle sirayet etmiş ve öyle bir sinerji oluşmuş ki saha içindeki futbolcular ayak basmadık yer bırakmazken, giren çıkanı aratmazken, tribünler de bu şahane futbolu elleri patlayıncaya kadar alkışladılar dün gece.
İstenen, özlenen ve beklenen Galatasaray Hamza Hamzaoğlu'yla küllerinden doğuyor adeta.
Futbolcu ayırtetmeksizin herkes öyle özveriyle oynadı ki dün akşam. Kupa maçında rakip yedek ağırlıklı çıktı dediydik ama Akhisar karşısında öyle bir istekli takım gördüm ki Prandelli'de göremediğim ışık dün akşam Ali Sami Yen'de neredeyse gözlerimi kör edecekti.
Beğenmediğimiz, dinlendirilsin dediğimiz Selçuk'un oyuna katkısı, Burak'ın aldığı topların hemen hepsini olumlu kullanması, takımın 3-4 pasta rakip kaleye hızlı bir şekilde hücum etmesi, tek paslar, ver-kaçlar A'dan Z'ye her şey şahaneydi.
Her geçen maç üstüne koyarak daha da iyiye gideceğimizi düşünüyorum.
Fakat kafama takılan tek konu Melo'nun dönüşüyle Hamzaoğlu nasıl bir kadro yapısıyla sahaya çıkacak?
Salı akşamı Arsenal'e karşı alınacak galibiyet ise takımı iyiden iyiye havaya sokar ve arkamıza aldığımız bu rüzgarla vitesi bir anda 5'e takabiliriz.
Bekleyip göreceğiz.
Şimdi gelelim basketbola.
Royal Halı Gaziantep karşısında maç boyu kafa kafaya giden mücadeleyi kazanmayı başardı Yenilmez Armada.
Laboral maçında ilk kez formayı sırtına geçiren Patric Young bu maçta da sahadaydı ve taraftarların beklentilerini ilk etapta karşılayan bir performans sergiledi ve 16 sayı 10 ribaund ile double double yaptı.
Maçın son 2:30 dakikasına mağlup girmişken kenardan Young-Arroyo ikilisinin oyuna dahil olmasıyla maçı çevirdik desem yanılmam herhalde.
Fakat Young-Arroyo uyumu da göze çarpan en önemli unsurdu. NBA patentli iki oyuncu ilerleyen dönemlerde çok fazla can yakacağa benziyor.
Sinan'ın skorer oyununa Erceg'in de katkısı ve Young'un desteği maçtan hiç kopmayışımızın nedenidir. Fakat Aradori ve Pocius'tan yeterli katkıyı hala göremiyoruz bana göre. Micov'un dönüşünü dört gözle bekliyoruz.
Olumsuz yönlere bakacak olursak yine yumuşak savunma en zayıf noktamız. Ayrıca rakibin 3 sayı çizgisi gerisinden rahat atış yapmalarına engel olmadığımız için maçı erken koparamadık maalesef.
Neptunas maçı öncesinde bu galibiyet moral açısından çok iyi oldu. Fakat takımın koordinasyonundaki eksikleri umarım Euroleauge'deki maçta yaşamayız ve sahadan galibiyetle ayrılıp Olympiakos maçına tam konsantre olabiliriz.
Özetle güzel bir haftasonu geçirdik ve yeni haftaya moralli başlıyoruz.
Darısı Arsenal ve Neptunas maçlarına inşallah.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder