Maç sonrasında hakemleri yerden yere vurup mağdur politikası yapmayı hiç sevmedim. O sebeptendir ki aşırıya kaçılmadığı sürece bu satırlarda hakem eleştirileri pek okumadınız. Ama dün akşam Anadolu Efes maçındaki facia kararlar televizyon başında çileden çıkmamıza neden oldu. Evet 77-75 kaybettik belki ama bu kendi adımızı hak edilmiş bir mağlubiyet rakip adına da hak edilmiş bir galibiyet kesinlikle değildir.
Öyle ki basketbolun adı bile kulüpler nezdinde "Amatör şube" olarak adlandırılır.
Görüntü dahi olmayan programlarda futbol maçları sabahlara kadar tartışılır.
Ama baskebolda olan biten adına tek program bulamazsınız makul gün ve saatlerde.
Kısacası varsa yoksa futboldur olay.
Yine iş biz "Amatör yazarlar"a kaldı Galatasarayımızın hakkını savunmak.
Ergin Ataman'ı pamuklara sarıp sarmalamamız lazım. Hep söylediğimizi bir kez daha söyleyeceğim. Bu kadar olumsuzluğa rağmen isyan etmeden "Cimbom Başı Dik Yürür" mottosunu sonuna kadar yansıtan Ergin Hoca ve öğrencilerinin dün akşam hak ettiği galibiyet hakemler tarafından tam tabiriyle gasp edilmiştir.
Bunu sadece ben değil, canlı yayında maçı anlatan Murat Murathanoğlu ve yorumlayan Tufan Ersöz'ün çalınmayan faullere verdikleri tepkilerden ve yorumlardan da çok rahat anlayabilirsiniz.
Futboldan alışık olduğumuz kaotik ortamın basketbola da sıçramasını hiç istemiyorum ama bu kaçıncı oldu?
Artık gerçekten yeter.
Daha geçen sezon final serisinde hakemlerin yönetiminden şikayetçi olduğumuz için son maça çıkmadık. Sırf bu sebepten. Ama görülüyor ki anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna azmış.
Son olarak Ergin Ataman ve takımı canı gönülden kutlamak istiyorum. 7 kişilik rotasyonla Anadolu Efes gibi her türlü silahı olan bir rakibe karşı verdikleri mücadeleyle formalarının haklarını sonuna kadar vermişlerdir.
Kısacası dün akşam Galatasaray, Anadolu Efes'e değil hakemlere yenilmiştir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder