Bir sezonu daha sonlandırmış bulunuyoruz. Ama ne sezon gelin bir de bize sorun. Merak etmeyin küçük detaylara girmeye hiç niyetim yok. Hep birlikte yaşadık ilk gününden son gününe kadar. O sebepten herkesin hisleri az çok aynıdır.
Sezon başındaki kek kalıbı muhabbeti sezon boyu kabak tadı verene kadar devam etti. Her mağlubiyette dillerden düşmeyen kek kalıpları satışa çıkıyor. Anlayana hediye olsun.
Prandelli aşısının tutmaması, Balıkesir mağlubiyeti, Başakşehir dahil Şampiyonlar Ligi’ndeki 4’lük olduğumuz maçlar ve içerideki 3-0’lık Trabzonspor mağlubiyeti bugünleri temelini attı diyebiliriz.
Hamza Hoca’yı ilk başlarda hiç istemedim açıkçası. Ama çıktığı ilk maçtan itibaren takımın oynadığı coşkulu oyun, ısıran futbol ve özgüven patlaması bir şeylerin değiştiğini açık açık gözler önüne sermişti. Hamza Hoca’nın maç sonu açıklamalarındaki tavrı, konuşması ve hakimiyeti de benim dikkatimi çeken unsurların başında geliyor.
Hamza Hoca’nın Başakşehir maçındaki yanlış değişiklikler neticesinde 2-0 önde olduğumuz maçı 2-2 bitirmemiz bu sezon unutamadığım maçlardandır. Son haftalarda kaybettiğimiz bu 2 puanı umarım aramayız diye söyleniyordum hep. Çok şükür gerek kalmadan işi bitirdik.
Başakşehir beraberliğinden sonra deplasmandaki Kasımpaşa maçının ilk yarısını 2-0 mağlup kapatmak da depremin şiddetini arttıracakken maçı 3-2 kazanmak sanırım bu sezonun kırılma noktalarının başında geliyordur.
Sneijder, Melo, Selçuk, Muslera ve Burak’ın gelen başarıda belirleyici isimler olması gayet normal. Bu isimlerin yanına devre arasında gönderilmek üzere olan ama son anda takımda kalan Yasin’i direkt yazarım. Bir de Hakan Balta’yı eklerim yanına. Tam bir profesyonellik abidesi. Nerede ihtiyaç olursa çıktı takır takır oynadı.
Defans kurgusunda ise Semih-Chedjou ikilisinin yanı sıra Koray’ı da kazanmak faydalı iş oldu. Son dönemde pek adını duymadık ama gelecek için güven veriyor açıkçası.
Tarık Çamdal, Salih Dursun, Veysel Sarı ve yabancı sınırına takılan Eboue ile toplam 4 sağ bek oyuncu Sabri katkısı sağlayamadı bütün sezon. Kadro dışı bırakılan Sabri geldi formayı aldı yine. İyisiyle kötüsüyle o kulvarda elinden geleni yaptı.
Olcan’ın bekleneni verememesi da sezonun hayal kırıklığıdır bende. Seneye çok daha iyilerini yapacak inşallah. Sol bekte ofansif olarak çok daha verimli olduğunu düşünsem de defansif açıdan aynı tezi savunmam pek olası değil maalesef. Aynı şeyleri Telles için de söyleyebilirim. Referansı Taffarel olduğu için biraz daha sabretmekte fayda var.
Bu genellemeyle son 7 haftaya rakiplerle burun buruna girmek ve son maça çıkmadan önce geçen 6 haftada kalemizi gole kapatmak yüksek konsantrasyonun ve şampiyonluğa inanmanın göstergesidir.
Tekniği, taktiği, futbolcusu, teknik direktörü, felsefesi, koreografisi, taraftarı, yöneticisi ve Galatasaray arması altında olan herkesin kenetlenmesiyle kazanılan ve maneviyatı yüksek olan 20.Şampiyonluğumuz kutlu olsun.
Rakiplerimizin hayallerinin bittiği yerde bizim gerçeklerimizin başlaması, son sözü yine bizim söylememiz ve bir ilki daha gerçekleştiren takımın taraftarı olarak, Galatasaraylı olarak bu ayrıcalığı iliklerime kadar yaşıyorum.
Ne de olsa “Mayıslar Bizimdir.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder