Yeni sezonun açılışını aynı zamanda geçtiğimiz sezonun resmi kapanışını yine kupa kazanarak yaptık. Yaptık ama ilk cümlenin devamına kocaman bir "Fakat" ekleyip sebeplerini açıklayacağım. Lakin pekte memnun kalmadığım bir oyun anlayışı ve oyuncu tercihleriyle kazanmak yerine kaybetmemek adına oynanan oyuna itirazım var.
Mevcut kadroya bakıldığında dün akşam tercih edilen kadro dışında bir 11 düşünmek pek olası değil zaten. Zaten oturmuş bir iskeleti olan takımda dokunabileceğiniz oyuncu sayısı en fazla 2-3 kişi. Geçtiğimiz sezon ki kadroya ilaveten Bilal ve Podolski ilk 11'de forma şansı buldu. Gerisi aynı kadro.
Mevcut kadroya bakıldığında dün akşam tercih edilen kadro dışında bir 11 düşünmek pek olası değil zaten. Zaten oturmuş bir iskeleti olan takımda dokunabileceğiniz oyuncu sayısı en fazla 2-3 kişi. Geçtiğimiz sezon ki kadroya ilaveten Bilal ve Podolski ilk 11'de forma şansı buldu. Gerisi aynı kadro.
Maçın başında ve özellikle ortalarına kadar devam eden tutuk oyunu Muslera'nın yaptığı kurtarışlarla savuşturduk. Eğer Bursaspor tam da bu dakikalarda gol veya goller bulabilse maçın seyri bambaşka olurdu.
Ama Yasin'in beklenmedik anda çıkardığı sert ve net vuruşuyla golü biz bulduk ve bu dakikadan itibaren oyunda ibre bize döndü. İbre bize döndü derken tutuk başladığımız maçta oyuna bir anda ortak olmaya başladık. Top yapmaya başladık. Hepsi bu.
Sabri yine çok aksadı. Daha doğrusu o kanat çok aksadı. Gitti dönemedi. Gittiğinde iyi işler yaptı ama dönememesi büyük sıkıntı. Ters kanatta ise Telles enteresan işler yapmaya devam ediyor. Pozisyonlardaki ilk hamleleri oldukça başarılıydı ve ilerisi için olumlu sinyaller vermeye devam ediyor.
Selçuk-Bilal ikilisi orta alanda biraz yumuşak kalıyor. Ofansif açıdan ne kadar yetenekli ve olumlu işler yapsalar da defansif açıdan sıkıntılar devam ediyor. O bölgeye transfer şart oğlu şart oldu. Yoksa başımız fazlaca ağrıyacak.
Podolski vasat bir görüntü sergilese de aslında iş düştüğünde olumlu işler yaptı. Topu ayağında tutarak arkadaşlarını ileri taşımasından, top rakipteyken yaptığı savunma, rakibi sonuna kadar takip etmesi, presi takdire şayan. O beklediğimiz içeri katedip sert şutlarına henüz şahit olamadık ama yaptırdığı faulle kazandırdığı serbest vuruştan önce boşluğu görüp içeri dalması da olumlu hareketlerine bir örnek.
Burak'ın kronik ofsayt hastalığı devam ediyor ve en büyük eksiklerinden olan ayağında top tutamaması da takıma olumsuz yansıyor maalesef.
Genel olarak bakıldığında çok da iyi bir maç çıkardığımız söylenemez. Özellikle savunma yönüne takviyeler yapılması lazım. Muslera'nın formu savunmayı şimdilik kurtarıyor ama ilerleyen günlerde O da yetmeyebilir. Özellikle Şampiyonlar Ligi'nde.
Şimdi gelelim Hamza Hoca'nın oyuncu değişikliklerine.
Emre Çolak - Burak değişikliği isabetli bir hamleydi. Orta sahaya bir adam daha koyup Podolski'yi öne atıp ileride daha fazla top tutma düşüncesi çok doğru. Fakat bunu yapınca Sneijder'i sola kaydırmak zorunda kalıyorsunuz.
Sonraki hamlede ise Sneijder'i alıp Umut'u koymak hemen ardından da Podolski'yi alıp Jem Karacan'ı oyuna almak maçı kazanmak yerine 1-0'ı korumanın dışında nedir acaba?
Bu noktada çok büyük itirazlarım var. Ligi ve Türkiye Kupası'nı kazanmış, Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi, ülkede bütün ilkleri gerçekleştirmiş takımın kalkıp da geri yaslanıp maçı 1-0'a bağlamaya çalışmasını kabul edilir gibi değil. 3 tane hücumcuyu çıkarıp da skoru korumaya çalışmak Galatasaray'ın büyüklüğüne yakışmıyor.
Bu hamleleri Prandelli yaptığında da Mancini yaptığında da Fatih Terim yaptığında da hep aynı tepkiyi verdim. Hep de vereceğim.
Bu hamleleri Prandelli yaptığında da Mancini yaptığında da Fatih Terim yaptığında da hep aynı tepkiyi verdim. Hep de vereceğim.
Hamza Hoca bu hamleleriyle geçtiğimiz sezon bir çok maçı tehlikeye sokmuştu. 2-0'dan 2-2 biten maçımız da olmuştu. Bu düşünceden vazgeçmediği sürece başımız daha çok ağrır.
Toparlayalım;
Haticeye değil neticeye bakıldığında müzeye bir kupa daha eklendi. Geçtiğimiz sezondan alınmadık kupa bırakmadık. Hattrick yaptık kısacası. Hayırlısı olsun. Daha niceleri nasip olsun inşallah.
Bu kadar başarıya, kupaya rağmen böylesine fazla eleştiri "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" lafına bağlanıyor ama gördüklerimi yazmaya çalışıyorum bende.
Kupamızın tadını çıkarırken eksiklerimizi de görmezsek, söylemezsek olmaz.
Kupa Bey'ine selam olsun...

inşlah bu sene sampiyonlar liğinde gruptan gecer...avrupa yakası nakliyat firmaları
YanıtlaSil