Maça dair konuşulacak, yazılacak çok şey var aslında. Fakat hepsini bir kenara koyup Aydın'a geçmiş olsun demekle başlamak gerek. Her fırsatta kendisi için olumsuz yazılar yazıp konuşsak da o pozisyonu görünce canı acımayan, içi titremeyen yoktur herhalde. İşin ciddiyetini Serdar Özkan'ın surat ifadesini görünce fark ettim ben de. Allah acil şifalar versin. Bu durumu en iyi anlayan sanırım Okan Buruk'tu. İnşallah Okan gibi sapasağlam geri döner Aydın ve belki de bizleri utandıran bir oyunla formasına bir kez daha kavuşur.
Maça dönecek olursak Mancini denemelerine devam ediyor. Fakat takımın iskeleti sahada olmayınca dik duramıyoruz maalesef. Tıpkı 2000'li yıllardaki gibi bir iskelet oluşmuş durumda. O dönemde Taffarel, Popescu, Bülent, Hagi, Hakan Şükür iskeletinden bir yada bir kaç oyuncuyu kenara aldığınızda adeta yamuluveriyordu takım. Tıpkı şimdilerde olduğu gibi.
Artık Muslera, Semih, Melo, Selçuk, Drogba ve hatta son dönemlerdeki performansı ile Sneijder'i de bu listeye eklersek takımın iskeletini oluşturmuş oluyoruz. Dün akşam maalesef defansın bence en önemli adamı Semih'in yokluğunda verdiğimiz pozisyonlar ortada. Selçuk-Sneijder ikilisinin olmayışı topu ileri taşımada sorunlar yaşamamıza neden oldu. Geriden beslenemeyen Drogba-Burak ikilisi ise kendi başlarına çare olamadılar maalesef.
Yeni transferlerden Umut ve Salih'i de izleme şansı bulduk. Umut'u çok beğendim açıkçası. Topu olumlu kullanışı, al-veri iyi yapışı ve topu ezmemesi bence olumlu yönleri. Özellikle pas istasyonu olarak duvar pasında kullanılabilecek bir oyuncu. Fakat ileri uç elemanlarını pozisyona sokacak bitirici pasları göremedik. Eksik kısmı da bu bence.
Salih'e gelince beklenilen altına bir performans sergiledi. Bindirmelerini sıklaştırır ve isabetli ortalar yapıp buluştuğu topları daha olumlu kullanırsa daha etkili olacaktır. Fakat benim en beğendiğim yönü ters kanattan hücum ettiğimizde içeri girmesi ve yan toplarda gol araması. Sürpriz goller bekliyorum açıkçası. Zamanla daha da iyi olacak umarım.
Maçın hakemi ise henüz bu klasmanın hakemi olmadığını gösterdi. Çaldığı düdükler, çalmadığı düdüklere hiç girmek istemiyorum. Burak'ın da neden kırmızı kart gördüğünü hala anlamış değilim. Hep diyorum eğer adınız Galatasaray ise bu tip durumlarda herkesi yenmeniz gerekli.
Stadın zemini ise içler acısıydı. Hele ki devre arasında itfaiye aracıyla zemini sulama görüntüleri ise Süper Lig'de mücadele eden bir takıma yakışan görüntüler değildi. Bence artık Süper Lig'e bazı kriterler koymanın zamanı geldi de geçiyor bile. Bugün Aydın'ın başına gelenler yarın bir başkasının başına gelebilir. Kulüpler büyük bütçelerle büyük isimler getiriyor fakat bu tip zeminler sporcu sağlığı açısından çok büyük tehdit. Umarım kısa zamanda gerekli tedbirler alınır.
Toparlayacak olursak Mancini ideal 11'i artık belirlemeli. Özellikle haftasonu oynanacak olan Gaziantep deplasmanından mutlak 3 puanla dönmemiz gerekli. Bu maçın telafisi elbette olacak. Ama ligde kaybedilecek her puan dönüşü olmayan yola sürükler bizi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder