Son olarak 9 sene önce meşhur 5-1'lik Fenerbahçe galibiyetiyle müzemize götürdüğümüz Türkiye Kupası'nı geçtiğimiz günlerde Eskişehirspor'u 1-0 yenerek kazanmanın ve sezonu kupasız kapatmamanın sevinci sardı hepimizi. Fatih Terim ile 2 senedir başarıdan başarıya koşan Galatasaray'da alınamayan Türkiye Kupası Mancini'ye kısmet oldu. Hayırlısı olsun.
Öte yandan neticede kazanılan bir Türkiye Kupası elbette başarı sayılırken, benim gözümde Fenerbahçe, Beşiktaş ve hatta Trabzonspor'un daha ilk turdan elemenleri ve kupada olmamalarından dolayı aslında pek de önemli bir başarı değildir.
Olması gerekendir.
Öte yandan final maçındaki oyuna baktığımda futbolcuların hiç de final havasında olmadığını gözlemledim.
Mancini'nin oyun planı her ne kadar yememek üzerine olsa da ben takımın 8-9 kişi ile defansa kapanmasını kabullenemiyorum.
Hücumdaki etkisizliğini de kabullenemiyorum.
Bu anlayışla hedeflerinizi nasıl yükseltebilirsiniz ki?
Üstelik atılan gol ise tam bir şans golü iken.
Maçın genelinde kötü bir oyun sergilese de kupayı kazandıran benim gözümde Yekta'dır.
Nasıl mı?
Maç berabere iken çizgi üzerinden çıkarttığı ve daha sonra rakip kontra atağında çalım yemeyip topa kritik bir müdahalede bulunduğu ve attığımız gol öncesinde gelişine şut çekmeyip pas tercihi kullandığı için.
Formasyona, taktiğe ve tekniğe değinmek hiç gelmiyor içimden. Çünkü maçboyu yaptığımız tek şey kapanıp bulacağımız tek golle maçı kazanmaya oynamaktı.
Yani kısacası netice önemliydi.
Attık ve yemedik. Neticede kazandık.
Ama şayet Mancini ile devam kararı uygulanacaksa benim görüşüm bu oyun yapısıyla Mancini, önümüzdeki sezonu tamamlayamaz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder