Sivasspor maçına dair yazılacak çok şey var. Tribününden futbolcusuna, takım oyunundan alınan galibiyete, saha zemininden yağmuruna kadar hemen her detaya değinmeye çalışacağım. Haydi buyurun başlayalım.
Öncelikle şu tribünlerin boş kalması konusundan başlayalım.
Maalesef ki dün akşam tribünler boş kaldı. Ama bu boşluk güzel bir boşluktu diyebilirim. Çünkü tribüne gelen taraftarların hemen hepsi maça reaksiyon gösterebilen taraftarlardı. Anderlecht maçında eleştirilen taraftar bu kez oyuncusu hata yaptığında dahi alkışlamayı seçti. Hakemin haksız kararlarına ıslıkla karşılık verdi. Stadın akustik mahareti nedeniyle de tribünlerin yarısından çoğu boş olsa da sahaya iyi ses gittiğini düşünüyorum.
Tribünlerin boş kalmasının en büyük sebeplerinden biri elbette passolig mevzusu. Sonrasında ise İstanbul'un klasik cuma günü kaosu ve buna ek olarak yağmurun etkisi. Hepsini alt alta koyduğunuzda tribüne gelenlerin sayısı iyice aşağı çekildi.
Geçelim maça.
Prandelli, tıpkı geçen sezon Mancini'nin yaptığı gibi bizleri şaşırtan kadrolar çıkarmaya devam ediyor. Özellikle oyuncu tercihlerinde Mancini'nin kulaklarını çok çınlatıyorum ben. Bir ortak noktaları da Mancini'de geldiği ilk maçlarda 3-5-2'yi denemiş fakat daha sonra bu sistemi rafa kaldırmıştı.
Dün akşam denediğimiz 3-5-2 sistemi tam anlamıyla iyi çalışmadı ama kullanılabildiğinde çok büyük güç olan bir sistem olduğu aşikar.
Semih-Chedjou ikilisinin arasına Melo tercihi çok sırıtmadı. Ama cuk diye de oturdu denemez. Zamanla daha iyi olur hem fikiriz.
Beklerde Veysel-Tarık ikilisinden Veysel ağır kalıyor maalesef. İkinci yarı başındaki Hakan Balta hamlesi oldukça yerinde bir hamleydi. Beklerin Tarık-Hakan Balta olması tam isabet olacaktır. Telles ise Avrupa maçlarında tercih edilebilir fakat savunma zaafiyeti nedeniyle Hakan Balta daha tecrübeli.
Orta alanda Selçuk-Dzemaili-Sneijder ve zaman zaman Olcan, ileride değişmeyen isim Burak.
Şimdi bu isimlere bakıldığında sistem pek de 3-5-2 gibi gözükmüyor. Aslında topun sahibine göre değişen bir durum bu. Top rakipteyken savunma hattı 5'lenip, Olcan'ın da orta alana yardıma gelmesiyle 4'lü orta saha düzeni rakibi karşılıyor. Topa sahip olduğumuzda ise Semih-Chedjou dışındakiler hücuma yönelik oynamaya başlıyor. Beklerin de orta alana yardımıyla kalabalık orta alan kurgusu oyuncuları rahatlattı. Orta sahada top çevirmek, sıkışık bölgeden topu 3-4 pasla ters kanada çevirmek gibi işleri çok rahat yaptılar mesela.
Öte yandan takımın yaptığı pres ve takımdaki oyuncuların koşuları şahane. Ama bu da son yarım saatte düştü.
Gelelim olumsuz yönlere.
Pozisyon hatasından ziyade oyuncuların bireysel hataları nedeniyle oldukça fazla pozisyon verdik. Hatta yediğimiz gol de yine bireysel hata. Sivassporlu oyuncular biraz becerikli olsa bol gollü bir maç izleyebilirdik. Özellikle son vuruşlardaki becerisizliklerinin kurbanı oldular diyebilirim.
Takım olarak kontra atağa çıkamıyoruz. Net. Rakibi az kişiyle yakalamamıza rağmen geriden destek gelmiyor ve bir anda oyunu sete çeviriyoruz. Maalesef. İşte bu tip işleri de Real Madrid, Chelsea gibi takımlar çok iyi yapıyorlar. Bizim de bunlara çalışmamız lazım. Özellikle Avrupa maçları için.
Prandelli'nin oyuncu değişikliklerinde Bruma'yı oyuna almayarak yanlış yaptı bence. Hakan Balta hamlesi ve Yekta-Dzemaili değişikliği isabetli. Fakat Olcan'ı oyundan alıp Bruma'yı sürmesi takımın bu kadar kapanmasını engellerdi. Hamit'in girmesiyle orta alanı kalabalık tutma fikri güzel ama takım geriye çok yaslandı. Bu nedenle ileride Bruma gibi bir tehdidin olması rakibi rahatsız ederdi diye düşünüyorum.
Maçın bitimiyle tribünlerin önce Selçuk İnan'ı ve sonrasında da Burak Yılmaz'ı çağırması gecenin güzel hareketlerindendi. Fakat Selçuk İnan'ın gönlünü pek yapamadık sanırım. Sonrasında da takımın tamamının tribünlere gelmesi geceye son noktayı koydu.
Değinmeden geçemeyeceğim bir konuda sahanın zemini. Maç boyu yağan yağmura rağmen zeminin görüntüsü ve durumu gerçekten sevindiriciydi. Çok yoğun bir yağış olmasa da maç boyu dinmeyen yağmurda sahanın azda olsa belli kısımlarında ağırlaşma olurdu fakat bunu yaşamadık.
Toparlarsak, maç öncesinde bir kenetlenme bekleniyordu bu maçta. Oldu da. Artık dün akşamı diğer maçlara yansıtabilmek lazım. Neticede bu maçın havası başkaydı. Umarım diğer maçlarda da bu iştahla oynayıp, bu oyunu 60 dakika değil de 90 dakikaya yayabiliriz.
Son söz;
Burak'ın attığı golden sonra yedek kulübesine tüm futbolcuların el ele gitmesiyle umarım gerekli yerlere mesaj ulaşmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder