Genelde deplasman maçlarında maçın aleyhimize erken kopmasına karşı direnç gösteremiyoruz. Bu birkaç maçta daha başımıza gelmişti. Gerçi dün akşam Pana oyuncularının ekstra iyi performansı 86-77'lik mağlubiyeti getirdi. Maçın sonlarına doğru rakibin de rehavetinden yararlanarak bir sıçrama yaptık ama bu sefer de süre yetmedi.
Bu mağlubiyetin şifresi bana göre dış şutlarda gizli.
Yani, rakip 14 tane 3'lük şut sokarken bizim 7 isabette kalmamız mağlubiyetin başlıca sebebidir.
Hele ki Arroyo ve Erceg gibi dış şut isabeti yüksek oyuncularımızın dün akşam hiç 3'lük kaydedememesi inanılır gibi değil.
Erceg 0/5, Arroyo 0/3'le oynadı.
İşte denge aslında burada bozuluyor. Bu iki oyuncu 0/8 atmış. En azından 4 tane isabet yakalasalar maç bambaşka bir seyir kazanırdı eminim.
Erceg ve Arroyo'nun kötü performansına Sinan Güler de eklenince sayı yükü Micov, Carter ve Kerem üçlüsüne bindi. Pocius da yüksek isabetli bir maç çıkarttı ama ritmini geç buldu ve az süre aldı.
Savunmada pota altı zafiyetimiz yine nüksederken, hücumlardan boş dönmek ve şut tercihlerimizin kötü oluşu maçın içinde kalmamızı engelledi.
Maçın sonlarına doğru yaptığımız sıçramada ise tam skor farkının tek haneye düşeceği anlarda rakibin 3'lük bulmasını engelleyebilseydik efsane bir geri dönüş yapmış olacaktık ve fakat rakip tam kırılma anlarında isabetli şutlarla bu baskıdan kurtuldu.
Öte yandan Ergin Hoca da maçın gidişatına göre mağlubiyeti erken kabulleniyor gibi geliyor bana. Bunu vücut diliyle çok rahat gösteriyor. Dün akşam da pek umutlu bir şekilde oturmuyordu sandalyesinde. Erken teslim olmayı Ergin Hoca'ya hiçbir zaman yakıştıramıyorum.
Şimdi önümüzde zorlu bir Banvit ve sonrasında seyirci cezamızın da bitmesiyle Maccabi maçımız var. Her iki maç da Abdi İpekçi'de. Bu kritik virajı kazasız dönmek dileğiyle.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder