1 Ekim 2015 Perşembe

Türk olmayan takımları yen(eme)mek !


Yıllardır övündüğümüz "Türk olmayan takımları yenmek" mottosuna 2 yıldır ihanet içerisindeyiz. Dün akşam ki 2-2'lik Astana beraberliği ise son 2 yılın çileği oldu. 

Bizler "Ait olduğumuz yerdeyiz" nidalarıyla kasım kasım kasılmaya, 4 yıldır üst üste Şampiyonlar Ligi'ne katılan tek takımız, Avrupa Kupaları'nda bilmem kaçıncı maça çıkıyoruz diye övünmeye devam edelim ama sahadaki parçalılar ve kenardaki takım elbiseliler bunun zerre kadar farkında olmasın. Oh ne âlâ memleket.

Şampiyonlar Ligi gruplarındaki 32 takımın en alt sırasında yer alan takımı dahi yenemiyorsan, hatta yenebilmek adına öne geçer geçmez hemen geri yaslanıyorsan, rakibi bunaltamıyorsan nerede kaldı senin büyüklüğün? 

Şu öne geçtikten sonra geri yaslanma olayını da anlayabilmiş değilim. Karşındaki takım Chelsea olur, Real Madrid olur ne bileyim bu ayarda takımlar olur bir nebze anlarım. Ama şimdiye kadar bu takımın başına geçenler savunma yaptıramamış, takımın kimliğinde, benliğinde, fıtratında olmayan şeyi sen kalkmış galibiyet adına dikte etmeye çalışıyorsun. Hiçbir maçta olmuyor ama her maçta deniyoruz. Deneme yanılma yöntemi anlayacağınız. Anlayanlar anlamayanlara anlatıyor ama ne fayda.

Rakibimiz Benfica diyorduk ya. Bizim içeride yenemediğimiz Atletico'yu adamlar deplasmanda yendi. Biz deplasmanda galibiyet almayalı kaç maç oldu acaba? Darılmaca gücenmece yok.  Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Gerçekler bunlar. Hadi bir mucize oldu ve 2.Tur'a çıktık diyelim. Bu takıma devre arasında hangi takviyeyi yaparsan yap bir tur dahi geçemezsin. O yüzden en hayırlısı 3. olup Avrupa Ligi'nden devam etmek. Belki orada 1-2 tur geçebiliriz. O da belki. Kesin değil yani.

Bu kafayla Sneijder'i de tutmak zor. Kendinizi Sneijder'in yerine koysanıza. Dakika durmazdınız bu takımda. Adam "winner" kelimesinin vücut bulmuş hali. Gelip Astana'ya kaybedecek, geçtiğimiz sezon her maç 4 yiyen takımda bir taraflarını yırtmaya çalışacak. Bugün gidiyorum dese en az 10 takım sıraya girer. Belki de girmiştir. Eğer camia bu kafayla devam edecekse zaten durmasın Sneijder. Hemen gitsin. 

Bir de Sabri'nin 90.dakikada neden oyuna alındığının mantıklı bir açıklaması var mı acaba merak ediyorum. Gerçi kılıfı hazırdır. "Zaten değiştirmek için kenarda bekliyordu o sırada gol oldu. Golden sonra da müdahale etmedik" deseler yemesek de gargara yaparız.

Hamza Hoca takımın başında kalmak istiyorsa bu oyun zihniyetinden ya vazgeçecek, ya vazgeçecek. Bunun başka yolu yok. Galatasaray isminin olduğu yerde Astana'ya karşı defansa çekilemezsin, Galatasaray takımının forveti, golcüsü Umut değildir. Seversiniz, sevmezsiniz ama Fatih Terim'in "En iyi savunma oyunu hücumdur" sözü Galatasarayla birebir örtüşen bir sözdür. Galatasaray bunu ne zaman uyguladıysa hep kazandı. Belki maçı kaybetti ama hep alkışlandı. Çünkü Galatasaray'ın Avrupa kimliği bunu gerektirir. Sıradan bir Anadolu takımı gibi davranmayı değil.

Ezcümle; bu zihniyet değişmedikçe bir arpa boyu yol ilerleyemeyiz. Hedefi 2.Tur yerine Avrupa Ligi olarak koyarsak çok daha hayırlı bizim için. En azından bana göre başarı olur. 

Bekleyip göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder