Transfer sezonu bitti, güneş bize doğarken diğerleri gölgede kaldılar. Aslında bitti denilen yeni başlıyor. Hatta başladı bile. Bakınız tahkim kararı. Federasyon "gaz" kaçırıyor fena halde. Hala çakmakla kaçak aramaya devam ediyorlar. Yakında patlarsa o tüp kimse şaşırmasın.
Tahkim Kurulu raporunu süslemişte süslemiş. Yoku var, varı yok göstermiş. Hukukçuların ağzı iyi laf yapar zaten. İşte kanıtı. Uzun uzadıya yazmak istemiyorum. Zaten görünen köy kılavuz istemez.
Asıl meselem Melo'yla benim. ultrAslan da çok güzel bir açık mektup yayınlamış, altına imza atılır. Hele ki o maçı statta yaşayanlardan biri olarak şunu söylemeliyim; Maç kontrolümüzde giderken, Sneijder oyuna girmiş seyirci iyice coşmuş, 3'ü atmak için herşey yolunda giderken Melo'nun gördüğü kartın açıklaması olamaz. Sen geçen sene taraftarın gönlüne taht kurmuşsun ve o taraftar seni yeniden sen yapmış, sezona kötü başlamışsın taraftar sahip çıkmış, kötü devam etmişsin desteğini esirgememiş ama hele hele bir derbi maçta takımını eksik bırakmak o formadaki sana yakışmadı. Belki tükürdün, belki tükürmedin ama bu tarz işlerin içinde olan sana zaten eksi puan yazıyor ve hakemler zaten açığını kolluyor. Ellerinedeki kozu güçlendiriyorsun ve yakalayınca da işte sonuçlar ortada.
Medya da koz topluyor şu anda. Transferler müthiş. Ama hepsi erketeye yatmış Schalke'ye elenmemizi bekliyor. Sonra top atışı başlayacak. Önce Fatih Terim'e saracaklar sonrasında maliyet tablolarını çarşaf çarşaf çıkaracaklar ortaya büyük ekonomistler(!). Suni gündem yaratıp, yıpratma politikalarını, senaryolarını filme çekmeye başlayacaklar. Başroller belli cast belli. Yönetmende sandalyesinde. Motor demeyi bekliyorlar.
Bizim yapmamız gerekene gelince. Hani Ulu Önder Atatürk'ümüzün Gençliğe Hitabesi'nde diyor ya "İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" diye, işte bizde haksız penaltıyla gol yiyorsak 2 tane daha atacağız, ilki rakibe ikincisi orta hakeme. Hatta 3'ü de atıp onu da yan hakeme hediye edeceğiz. Eleyeceğiz Schalke'yi, erketede bekleyenler bir taraflarına baka baka geri dönecekler annelerinin ligine. Sezon sonu gelmeden belki de yine Kadıköy'de ilan edeceğiz şampiyonluğumuzu. Edemesek bile son hafta olacağız ve bırakmayacağız şampiyonluğu kimseye. Olmayacak şey mi, yapılamayacak şey mi son söylediklerim? Yaparsınız, hem de en âlâsını yaparsınız. İnşallahta yapacaksınız.
Muhtaç olduğunuz kudret, üzerinizdeki PARÇALI'da mevcuttur!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder