9 Mart 2014 Pazar

Mekan Oynatıyor...


Bu sezon ki deplasman fobisine ve Arena'daki galibiyetlere bakarsak, hakikaten "Mekan Oynatıyor" sözü bu büyük çelişkinin tam da karşılığı oluyor. Deplasmanda adeta tel tel dökülen, kimi zaman kaleye tek bir şut bile çıkaramayan takım geliyor kendi evinde hem Bursaya hem de Akhisar'a yarım düzine gol sıralıyor. 

Bursaspor'dan sonra Akhisar'a da 6 gol atmak beklendik bir durum değil açıkçası. Hele ki Akhisar özellikle Hamza Hoca ile büyük çıkış yakalayan, mütevazı kadrosuyla büyük işler yapan ve Trabzonspor'u her iki maçta da yenen, Beşiktaş'a yenilmeyen ve Mancini'yi ilk maçında mağlup eden bir takım.

Kısacası saygı duyulması gereken, ciddiye alınması gereken ve çekinilmesi gereken bir takım.

Fakat bu akşam ki skorunun ipucunu, Fenerbahçe'ye 4-0 kaybetmesinden alabilirmişiz. Ama yenilseydik de Trabzon'da ve Kasımpaşa'da 4-2 kazandığına da elbette değinirdik. Vaziyetten görev çıkartmak da buna denir herhalde. :)

Dönelim maça.

Açıkçası yağan yağmurun zemini ağırlaştırmasını düşündüğümden ve Akhisar'ın ciddi bir rakip olmasından dolayı zor bir maç bekliyordum. Fakat her ikisi de olmadı. O kadar yağmura rağmen zemin harikaydı. Emeği geçenleri kutlamak gerek. Yağmura nispet yaparcasına golleri attık. Güzel oldu.

Zor maç olmadı fakat kolay geçmesini hatta bu kadar kolay kazanacağımızı da kimse beklemiyordu sanırım. 

Erken gol ve goller bulup kopardığımız maçlarda hep aynı şeye değinmeye özen gösteriyorum. Hatırlayın geçen sezonu. Müthiş başladığımız maçlarda girdiğimiz pozisyonları atamayınca maçı nasıl da zora sokup stres yaşıyorduk. İşte bu sezon o sıkıntıyı çoğunlukla atmış durumdayız. 

Melo, Yekta, Ceyhun ve Sneijder orta saha kurgusu Selçuk'un yokluğunu hiç aratmadı doğrusu. Özellikle Sneijder'in muhteşem oyunu, asistleri ve oyunun her an içinde olması skoru 6'ya taşıdı. Son 3 maçtır kornerden gol bulduğumuz ortaları yapması, Telles'e verdiği muhteşem pas ve bu harika oyununu golle süslemesi. Şiir yazsa ancak bu kadar olurdu herhalde.

Son maçlarda eleştirilen Drogba'nın da taşın altına elini sokması, Burak'ın yaptığı vuruşlarda topun adeta girmek istememesine rağmen zorla gol olması ve iyi olan her futbolcuya diğerlerinin de ayak uydurmasıyla güzel bir maç izledik. 

Rakibin presi nedeniyle defans bloğunun sürekli suretle Muslera'ya geri pas yapması ve Muslera'nın tercihleri yüreğimizi ağzımıza getirmiş olsa da bir kazaya neden olmadı çok şükür. Bir pozisyonda kendisine yapılan geri pası uzaklaştırırken, topun rakibin ayağına çarpması Mancini'yi çok sinirlendirdi. Sanırım Muslera'nın kulağı ciddi bir şekilde çekilecek. 

Aldığımız farklı galibiyetin kadar Hamit'in sahalara dönmesine de çok sevindim. Her ne kadar bir çok maçta eleştirsem de takımın önemli bir parçası olduğunu yokluğunda daha iyi anladık sanırım. 

Telles'in golünü ve Fırat Aydınus'un küfrünü sona sakladım.

Önce güzel olanla başlayalım.

Telles'in golü hazırlanış ve bitiriş olarak muazzam. Futbol okullarında ders olarak okutulsa kimse itiraz etmez. Hakan Balta'nın uzun topunda Sneijder ofsaytmış sanırım. Fakat takım ayırt etmeksizin bu tip pozisyonlarda yan hakemleri maruz görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bizler televizyon başında defalarca tekrar izleyip, teknolojiden yardım alarak bile zor karar, verirken yan hakemlerin anlık olarak cm'lerle ölçülen ofsaytları kaçırmalarına söz etmek doğru olmaz. Fakat Sneijder'in topu alışı, Telles'i metrelerce uzaktan görüşü ve topu önüne yuvarlayışı harikulade. Bu harikulade pasın hakkını Telles, bindirmesi ve yaptığı vuruşla teslim etti. Ayakta alkışlamaktan başka bir şey kalmıyor bizlere. 

Fırat Aydınus'un küfrüne gelecek olursak;

Fırat Aydınus benim beğendiğim hakemlerden biri. Sahaya hakimiyeti ve oyuncular üzerindeki etkisini beğenmişimdir hep. Fakat görüntüleri izledikten sonra ki küfrü açıkçası yakıştıramadım kendisine. İşleri çok zor kabul ediyorum. Ama yaptığı yanlıştır. Yapılacak tek bir şey var çıkıp özür dilemek. Futboldan anlayan herkes hak verecektir maçın tansiyonu nedeniyle yaptığı bu davranışa. Yanlış anlaşılmasın doğrudur demiyorum. Ceza almasın demiyorum. Ama nasıl ki Semih Kaya "Benden çıktı hocam, korner" dediyse, Aydınus da çıkıp doğruları söylemeli. 

Toparlarsak,

Fenerbahçe maçına 3 maç kaldı. 3'te 3 yaparsak rolleri değişiriz gibi geliyor bana. Arena'daki bu galibiyetleri deplasmana yansıtma vakti geldi de geçiyor. Bu 6 gollü galibiyetlerin bir anlamı olacaksa deplasmanda da kazanmalıyız. 

Çünkü biz daha bitti demedik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder