17 Ekim 2014 Cuma

Tutunamayanlar


Dün akşamki oyundan sonra Oğuz Atay'ın meşhur romanı geldi aklıma. Ben bu romana hiç başlamadım ama başlayanların genelinin kolay kolay bitiremediği bu kitap gibi biz de dün akşam maçı zor bitirdik. Ha şimdi, ha 2.yarı maçı çevireceğiz derken maçın sonunu zor getirdik ve 8 sayı farkla 76-68 mağlup olduk.

Takım olarak kötüydük bir kere. Savunma zafiyetleri ve boş hücumlar maça direkt etki etti. Özellikle şutlarımızdaki isabetsizlik maçın kaderini belirledi. Zaten istatistiklere bakıldığında her şey ortada. Her ne kadar Alex Ferguson "İstatistik mini etek gibidir. Çok şeyi gösterir ama asıl göstermesi gerekeni göstermez" dese de bu maç için bunun geçerli olmadığını düşünüyorum.

Maçın ilk periyoduna bakacak olursak aslında maça iyi başladığımızı söyleyebilirim. Özellikle Aradori'nin iç ve dış atışları sonrasında bulduğumuz sayılar sonunda maçın yıldızı olacağını hatta sadece Euroleague'de oynayabilmesine üzülmüştüm. Fakat sonrasında O'da takım arkadaşlarına ayak uydurunca maçta öne çıkan hiçbir oyuncu olmadı maalesef. Zaten ne olduysa 2.periyotta yediğimiz 29 sayıdan sonra oldu.

Ne yalan söyleyeyim 2.yarı özellikle savunmada daha derli toplu bir oyun sergileyeceğimizi ve Arroyo, Aradori ve Erceg ile skor üretebileceğimizi hatta dış şutlarla farkı kapatabileceğimizi de düşünüyordum. Maçta ara ara 9-0, 10-0'lık seriler yakalamış olsak da bu ritmi devam ettirememek ve rakibin aynı şekildeki serilerle karşılık vermesi oyuna ortak olmamızın önüne geçti. 

Rakibe baktığımızda ise 2 oyuncunun takımı sırtladığını görebiliriz. Hele 2.22'lik Marjanovic'in hem hücumda hem de savunmada pota altındaki etkili oyunu ve Marcus Williams'ın içeriden dışarıdan bulduğu sayılara Blazic'in de katkı sağlaması, farkı sürekli çift hanelerde tutmalarını sağladı. Öte yandan rakibin art arda sayı bulmasıyla coşan seyirci de itici bir kuvvet oldu desek yalan olmaz. Bu avantajı da arkasına alan rakip neticede maçı kazandı.

Toparlayacak olursak Arroyo'nun ritmini bulamaması, büyük beklentilerimizin olduğu Micov'un oyuna ağırlığını koyamaması, Aradori ve Pocius'un saman alevi gibi parlayıp sönmeleri ve lig maçında zaten alarm veren savunmada sıkıntıların tekrar baş göstermesi Euroleague'e mağlubiyetle başlamamıza neden oldu.

Fakat bu maçların elbette telafisi vardır. Henüz daha sezon başı olması itibariyle takımın toparlanacağına ve elbette Ergin hocaya olan güvenim tam.

Son söz olarak ilk maçın günahı olmaz deyip önümüze bakalım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder