24 Ekim 2013 Perşembe

Şaşırtan Gece...


Dün gece tam anlamıyla sürprizlerin gecesiydi bence. Her yönüyle şaşırtıcı bir geceydi açıkçası. Her şey istediğimiz gibi başladı, devam etti ve sonuçlandı. İlk yarıdan sonra maçın çok daha farklı bir skorla neticeleneceğini düşünüyor ve istiyorduk fakat ilk yarıda elde edilen sonuç futbolcuları biraz gevşetti sanırım. Bu da farkın daha da açılmasını engelleyen faktörlerden biri oldu. Biri oldu diyorum çünkü en önemlisi maalesef yine Burak Yılmaz'dı.

Söze şaşırtıcı bir geceydi diye başlamamın bir çok nedeni var. Mesela sol bekte herkesin beklediği Riera yerine Dany oynadı. Evet bu şaşırtıcı ama daha şaşırtıcı olan ilk goldeki ortayı sağ kanattan Dany'nin yapmış olması. Mesela Melo'nun golü yaptığı yerde aslında Drogba-Burak ikilisinden birinin olması gerekiyordu. Ama Drogba'yı sağ taç çizgisinde top kapma savaşı verirken gördük. 

Bir diğer şaşırtıcı olay ise Eboue'nin geceye damga vurmasıydı. Sezon başından beri taraflı tarafsız herkesin eleştirdiği adam dün gece adeta döktürdü. Kanattan yaptığı bindirmelerle, yaptığı ver kaçlarla ve attırdığı 2 golle dün gecenin yıldızıydı Eboue. Zaten UEFA'da bu performansa kayıtsız kalamayıp maçın adamı olarak seçti Eboue'yi.

Diğer yandan Burak'ın performansı ve taraftarın reaksiyonu da şaşırtıcı olayların içerisinde yer aldı bence. Burak sol kanat oyandı mesela dün gece. O kadar çok koştu ki dün gece ciğerlerine bir şey olmadıysa bundan sonra kolay kolay bir şey olmaz. Yine çok gol kaçırdı ama bu sefer tribünler sahada verdiği mücadeleden ötürü avuçları patlarcasına alkışladı Burak'ı. Ama Sneijder'in golündeki çapraz koşusunu yabana atmamak lazım. Harika alan boşalttı ve savunma oyuncusunu ekarte etti. O pozisyonda Hakan Şükür'ü geldi gözlerimin önüne. En iyi yaptığı şeydi.

Maçın genelinde gözüme çarpan ve en şaşırdığım hususların başlıcaları bunlardı. Diğer yandan dün akşam ki futbolu ( özellikle ilk yarıyı ) çok uzun zamandır izlememiştim. Fatih Hoca döneminde maçın başında agresif başlayan bir takımdık fakat sonucu elde edemiyorduk. İşte dün gece ki en büyük fark son vuruşlarda ki beceriydi belki de. Pozisyona girip topu 3 direk arasından geçirememe şanssızlığını üzerimizden atmış bir görüntüde 3 gol bulup soyunma odasına gitme tam da Şampiyonlar Ligi'nde oynayan üst düzey takımlara yaraşan bir görüntüydü aslında. İşte ilk yarıyı 3-0 gibi net bir skorla kapatmak da beklendik bir performans değildi açıkçası. Bu da şaşırtıcı olan diğer bir husus.

Ufak bir teknik analiz yapmak gerekirse, sanırım Sneijder'in en verimli olacağı saha içi dağılım bu olsa gerek. Çünkü Sneijder topu aldığı zaman kanatlara topu dağıtan ve özellikle ters topları çok iyi yapan bir oyuncu. Solda Burak ve sağda Bruma'nın olması Sneijder'in de topa hükmetmesine yardımcı oldu. Chedjou-Semih uyumu her geçen gün daha da verimli hale geliyor. Oyunu daha geniş alana yayabilme becerisi Selçuk ve Melo'nun da etkinliğini artırmışa benziyor. Ama bu oyun istisnai bir durum olabilir mi bunu zaman gösterecek. Çünkü herkes üst düzey bir mücadele gösterdi ve harika oynadı. Bu da rakibin hareket alanını kısıtladı ve adeta kendi ceza sahasına hapsetti.

Rakibe değinecek olursak açıkçası bu kadar zayıf bir rakip beklemiyordum. Gerçi bizim oyunumuz da onları tamamen bozdu ama hiç direnç gösteremediler. Saha varlık gösteremeyen bir rakip karşısında takımımız her geçen dakika daha da morallendi ve adeta şaha kalktı. Sahada adeta hayalet gibi dolaşan bir Copenhagen beklemiyordum. Buna da şaşırmadım desem yalan olur.

Netice itibariyle bir üst tura giden yolda ilk adımı atmış olduk. Şimdi kritik viraj Danimarka'daki maç. O maçtan galip dönersek Arena'da müthiş bir Juventus maçı bizi bekliyor olur.

Maç öncesinde "Şimdi Kazanma Zamanı" demiştim. Kazandık ve muhteşem bir gece geçirdik. Şimdi sıra bu oyunu lige yansıtmakta ve seriye bağlamakta.

Not: Bugün benim doğum günümdü ve maçın son düdüğüyle doğum günümün ilk dakikalarına bu güzel galibiyetin sevinciyle girmek benim için paha biçilemezdi. Teşekkürler Cimbom'um...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder