Fatih Terim'i gönderme operasyonu saat gibi işledikten sonra aslında operasyonun en can alıcı ayağı dün akşam tamamlanmış oldu ve Roberto Mancini takımın başına getirildi. Açıkçası bende çok fazla heyecan yaratmadı bu hamle. Zaten az çok belliydi sadece resmiyet kazandı o kadar. Öncelikle yeni hocamıza hoşgeldin demek lazım. Umarım takımımızın başında nice başarılara imza atar.
Yeni hocamız şurada şu tarihte doğmuş, şöyle yapmış böyle yapmış demeyeceğim. Fakat oyun planı hakkında bazı ipuçları gözüme çarptı onları sizlerle paylaşmak isterim.
Öncelikle gol yememek üzerine kurulu taktiksel yapıyı gittiği takımlara benimsetmek istiyor. Çok gol atmak yerine az gol yemek başlıca prensibi gibi sanki. Bu da sezon başından beri hatta geçtiğimiz sezondan beri alarm veren savunmamız için bir fırsat olabilir. Belki bir toparlanma evresinden geçebilirler.
Diğer yandan genellikle tek forvet oynatmayı seven bir hoca görünümünde İtalyan. Kenarlardan içeri kateden oyuncuların destek sağladığı tek forvetli sistemi uygular mı bilinmez ama bu taktiği uygulayabilecek oyunculara sahibiz orası net.
İtalyan teknik adamın en fazla önem verdiği noktalardan biri de futbolda ikinci bölge diye tabir edilen orta saha. Kalabalık orta alan kurgusunu benimseyen ve tıpkı Fatih Hoca'nın takıma aşıladığı gibi beklerin de hücuma destek verdiği varyasyonlarla gole gitmeyi seven bir hoca.
Fatih Hoca'nın takımın başında kaldığı sürece artık ezberlediğimiz taktiksel yapı ve sahaya dizilişteki tercihler, Mancini ile köklü değişikliklere gidebilir. Mesela sol tarafta arkalı önlü Hakan Balta-Riera ikilisini izleyebiliriz. Aynı şekilde Eboue-Bruma ikilisine sağ kanadı emanet edebilir İtalyan. Orta alanda Melo-Selçuk ikilisinden kolay kolay vazgeçmeyeceğini düşünüyorum. Eğer tek forvetli bir sistem uygulanırsa Sneijder de forma şansı bulabilir. Defansta ise Semih'in partnerini bulmakta zorlanacağı kanaatindeyim. Bu nedenle de Dany-Chedjou ikilisi sürekli şans bulacak isimler. Kısacası ideal 11'i belirlemek biraz zaman alabilir.
Diğer yandan alınacak her türlü başarısızlıkta "Bu takımı ben kurmadım." savunması yapılacağı kabak gibi meydanda. Bu sebeptendir ki ocak ayındaki transfer sezonunda diğer takımlara nazaran epey hareketli günler geçireceğimiz aşikar. Çünkü Mancini tıpkı Hagi'nin geldiği zaman yaptığı gibi kendi taktiğine uygun oyuncular transfer etmek isteyecek. Bu da kulübe fazladan maliyet demek.
Son olarak bu hoca değişikliği takıma olumlu bir hava katar mı bilinmez fakat hoca değişikliklerinde takımların ilk maçlarında genelde olumlu reaksiyon verdiği görülür hep. Bu sebeptendir ki Juventus maçında puan veya puanlar çıkarmamız olası. Aksi takdirde zaten yönetim hoca değişikliğine giderken bu maçı çoktan gözden çıkarmıştı.
Takımımıza Juventus maçında, yeni hocamız Mancini'ye takımımızın başında başarılar diliyorum...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder