Atamayana, atarlar diye bir söz var ya, bu maç o sözün tam da karşılığı. Şampiyonluk yarışındasın, lider haftayı galibiyetle kapatmış, puan farkı yine çoğalmış ve rakibin haftaya Trabzon deplasmanına gidiyor. Bu maçı kazanamıyorsa bir takım, şampiyonluğu istemiyor demektir benim gözümde.
Şampiyonluğu isteyen takım böyle oynamaz. Hücumda çoğalamadık bile. Orta sahada bu kadar tekniği yüksek oyuncularımız olmasına rağmen topu hala 3.bölgeye taşımakta zorlanıyorsak, oyuncuların şapkalarını önüne koyup düşünme zamanı geldi de geçiyor demektir.
Kadroya bakarsak bir tek Drogba yok. Ceyhun yerine de Yekta oynuyor. Eksik de değilsin. Ama bu orta saha 3-4 pası arka arkaya yapıp topu ileriye taşıyamıyor. Şut desen o da yok. Organize atak yok. Kontra atak yok. Yok oğlu yok.
İşin ilginç yanı geçen sezon ki Manchester United maçından bu yana kornerden gol bulamayan takım, son 2 maçtır en zor anlarında kornerden goller bularak skor elde ediyor.
Golü çok güzel dakikada bulduk. Rakip beraberlik için ileri doğru çıkmaya başlayınca kalesinde pozisyonlar da vermeye başladı haliyle. İstediğimiz de buydu aslında. Ama önümüze gelen fırsatları tepmekte üstümüze yok maşallah. Önce Umut karşı karşıya kaçırdı saç baş yoldurdu, sonra da Sneijder. Hadi Umut'u anladık da Sneijder'in ne ismine, ne kariyerine, ne de klasına yakışmadı bu vuruş.
Takım adeta üzerine giydiği siyah formanın etkisine girip karalar bağlamış gibi matem tutuyordu sanki. Burak yine eleştirilerin hedefi, Selçuk'u çok uzun zamandır tanımakta zorluk çekiyoruz. (Selçuk'u böyle göreceğim aklıma gelmezdi.) Muslera'da takıma ayak uydurunca sahadan galip çıkmak mucize olurdu herhalde.
Arena'da oynanan oyunla deplasmanda oynanan oyun arasında bu kadar farklılık olması ise kabul edilemez bir durum. Ligin dibindeki Çaykur Rizespor'u her iki maçta da yenemiyorsun. Her iki maçta da berabere kalıyorsun ve toplamda 4 puan bırakıyorsun. Olacak iş değil.
Chelsea maçının yorgunluğu vardı lafının arkasına saklanılmasını asla kabul etmiyorum. Karşı karşıya kaçırılan 2 pozisyon affedilir gibi değil. Ne kadar yorgun olursan ol o topu içeri atmalısın. Atmalısın ki kötü oynasan bile puanları toplamaya devam edesin. Yoksa sana atarlar ve uğurlarlar böyle.
Bir de Melo artık şu işleri bırakması lazım. Adama arkası dönük kalçasıyla itiyor, kabaca hareket çekiyor. Adam da haklı olarak itince de kendini yere bırakıyor. Daha geçen hafta Semih'i parmakla gösterirken, Melo'nun bundan azıcık da olsa feyiz almamış olması ne yazık ki bizleri üzüyor.
Hadi Melo'yu eleştiriyoruz, çemkiriyoruz. Burak'ın kafasına o cismi atan taraftarı es mi geçeceğiz?
Tabi ki hayır.
Burak'ı sevmeyebilirsin yada başka bir futbolcuyu. Ama sahaya o cismi atamazsın arkadaş. Tek bir kişinin yaptığını Rizespor taraftarına mâl etmek istemem ama Chedjou'nun golünden sonra da sahaya yabancı madde yağdı.
O cisim Burak'ın gözüne gelse yada daha ciddi bir durum olsa ne olacak?
Melo'ya o hareketler ne kadar yakışmıyorsa, Rize taraftarına da aynı şekilde bu davranışlar yakışmıyor. Ayrıca o taraftar bu davranışından sonra stattan elini kolunu sallaya sallaya çıktıysa da diyecek söz bulamıyorum.
Toparlayacak olursak, dün akşam sahada şampiyonluğu isteyen bir takım görmedim maalesef. Kalecisinden forvetine kadar şampiyonluğu isteyen bir takım böyle oynamaz. Kaçan 2 net pozisyondan sonra lafı Mancini'ye getirmek çok yersiz olurdu. Ama oyuncu değişikliklerinde geciktiğini söylemeden bitirmek istemedim. Şahsi kanaatim Hajrovic'i biraz daha erken almalıydı. Burak yada Umut'tan birini çıkarsa kimsenin itirazı olmazdı herhalde.
Netice itibariyle yavaş yavaş telafisi olmayan haftalara yaklaşırken çok önemli 2 puan daha kaybettik dün akşam. Şampiyonluğu istiyorsak artık bu gidişe bir son verip, galibiyet serisi yakalamamız şart. Yoksa atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiş olacak.

Selçuk geçen sezondan beri sadece yatıyor 3-4 maç oynayarak bu takımda ilk 11 de oynayamaz bu kadar lüksü yok Galatasaray'ın. Avrupada zaten hiçbir verim alamıyoruz kendinden. Melo sitilinde hem savaşan hemde oynu gerçekten 2 yönünü oynayabiline 1 oyuncuyu oraya monte etmek gerekiyor. Mevcut kadroda böyle bir oyuncu bulunmamakla birlikte buraya bence şimdilik emre veya yekta girmelidir.
YanıtlaSilHaklısın. Selçuk özellikle geldiği ilk sezon ve Sneijder gelene kadar oyunu iki yönlü oynayabilen bir oyuncuydu. Fakat son dönemde gözle görülür bir düşüş söz konusu. Bence kadrodan kesilmemesinin en büyük nedeni ise her an bir gol pası, bir orta veya frikikten gol bulma olasılığının yüksek olması.
YanıtlaSilBence bu sezonu olası bir şekilde kaybetmemizin en büyük nedeni sezon başındaki yanlış transfer hamleleri. Nedeni ne olursa olsun Alper Potuk bir şekilde takımımıza kazandırrılmalıydı. Orta sahada oyunu dikine oynayan böyle bir oyunucu şuna için takımımızın en büyük eksiği. Orta sahada topla birlikte ileri çıkan oyuncumuz malesef kadromuzda yok. ( melo'nun oyun içindeki 1-2 denemeleri haricinde )
YanıtlaSil