Yenilmez Armada dün akşam final serisinin ilk maçında pekte beklentileri karşılayan bir oyun sergilemedi maalesef. Bu mağlubiyeti rakibin yarı final serisini bizden önce bitirip daha dinlenmiş ve hazırlanmış olarak çıkmasına bağlamak ne kadar doğru olur bilemem fakat dün akşam sahada maçı çevirebilecek bir Galatasaray görmediğimi söylemeliyim.
Özellikle ilk yarıda olmak üzere maçın genelinde pota altında oldukça etkisiz kaldık. Rakibin hızlı hücumlarına ilk yarıda seyirci kalan oyuncularımız ikinci yarıda taktiksel faullerle durdursa da ilk yarının sonunda atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmişti bile.
Rakip takım pota altında uzun oyuncularını oldukça iyi kullandı. Buna karşılık savunmamızda ikili sıkıştırmaları ilk yarıda göremezken, ikinci yarıda oldukça sık görmemiz olumlu bir hamleydi. Fakat bu hamlenin takıma olumlu olarak yansıması için de hücumlardan boş dönmememiz gerekiyordu ve ne yazık ki bunu başaramadık.
Hücumlarda sayı bulamadığımız dakikalarda hücum ribaundlarını toplasak da bunları sayıya çevirememiş olmamız farkın kapanmasını engelleyen etkenlerden biri oldu. Bunların yanı sıra boyalı alanda etkisiz hücumlar, kaçırılan turnikeler ve isabetsiz serbest atışları yenilginin asıl sebepleri arasında sayabiliriz.
Öte yandan yabancı oyuncularımızın kötü performansı da 19 sayılık farkın sebeplerinden biridir benim için. Özellikle Marko'nun kritik dakikalarda attığı 3'lükleri bu maçta göremedik ve sadece 1 sayıda kalması hayal kırıklığı oldu.
Bir diğer hayal kırıklığı ise elbette maçta sorumluluk almasını beklediğimiz Arroyo'dan geldi. Beklentilerin çok altında kalan Carlos maçı sadece 7 sayıyla tamamladı.
Zoran Erceg ve Bonsu'nun da skora katkısı az olunca yenilgi kaçınılmaz oldu.
Dün gece Engin, Cenk ve genelde beğenmesem de Ender Aslan'ın performansları takımı ayakta tuttu. Diğer oyunculardan destek göremeyen bu üçlü skor yükünü de çekti. Fakat çabaları pek de yeterli olmadı.
İkinci yarıya 6-0'lık seriyle başlamak moral olmuştu fakat saman alevinin ötesine maalesef geçemedi. Emir Preldzic'in ilk 2 çeyrek sonlarında neredeyse orta sahadan attığı son saniye 3'lüklerine de söylenecek söz yok. Topun da sizi biraz sevmesi gerekli. Nitekim en az 3 tane 3'lük şutumuz çemberin içinden çıktı.
Netice itibariyle başta da dediğim gibi sahada mağlubiyeti son toptan önce kabullenmiş bir takım ve oyun anlayışı vardı. Açıkçası dün akşam rakip takım galibiyeti sonuna kadar hak etti.
İkinci maçta daha farklı bir oyun bekliyoruz elbette ve şampiyon olmak istiyorsak deplasmanda en az 1 galibiyet almamız gerekli.
Bunu da son maçlara bırakmamız gerekli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder