6 Haziran 2014 Cuma

Marko Paşa Böyle İstedi


Serinin 2.maçında ilk maçın tam tersi bir maç izledik. Baştan sonra kafa kafaya giden, maçın büyük bir bölümünü önde götüren ve sonuna kadar mücadele eden bir takım vardı sahada. Bu sevindirici. İlk maçtaki kötü oyundan çıkarılan dersler iyi çalışılmış. Fakat özellikle son periyottaki hatalar avucumuzdaki maçın uçmasına neden oldu.

İlk maçta yabancılardan yeterli katkıyı göremediğimizden dem vurmuştum. Özellikle Marko'nun alıştığımız 3'lüklerini göremediğimizi ve farklı yenilginin sebeplerinden birinin de bu olduğunu belirtmiştim. 

Dün akşam sahada fırtına gibi esen bir Marko vardı. Sahanın en çok skor üreteni ve attığı 6 üçlükle maça hükmeden bir oyuncu görünümündeydi. Maç boyu attığı 24 sayıyla maçın sonuna kadar hatta son topa önde girmemizi sağladı fakat 1 sayı öndeyken ve 14 saniye kalmışken kaptırdığı topla maçın gidişatına direkt etki etmiş oldu. Kaptırdığı topta bariz faul olması da hakemlerin maça etkisini gözler önüne serdi.

Marko'nun yanı sıra Arroyo'da beklediğimiz sorumlulukları gerektiği anlarda alarak ve özellikle iç atışlardaki etkinliğiyle fark yarattı. Fakat aynı etkinliği asistlerine ve 3'lük atışlarına yansıtamadığını da söyleyebilirim.

Erceg'in de Marko-Arroyo ikilisine katkısıyla maçı uzun süre önde götürmemize ve farkın açılmamasına yardım etti.

Öte yandan maç genelinde savunmada yine pota altında rakip uzunlarını kontrol edemedik. Özellik Zoric'e indirilen toplarda oldukça etkisiz kaldık. McCalebb'in içeri penetrelerine de karşılık verememek kolay sayılar yememize neden oldu. Tıpkı ilk maçtaki gibi.

Yine ilk maçta olduğu gibi hücumda pota altında etkili olamamak bizi sürekli suretle dış şutlara itti. Marko'nun isabetli 3'lükleri ile bu sorunu kısmen aştıysak da zaman zaman Ender'in turnikeleri ve Arroyo'nun kısa mesafeli şutlarıyla maçı son topa kadar taşıyabildik. 

Maçın genelinde rakibin boş hücumlarının dönüşünde bulamadığımız sayılar ise maçı çok kolay kazanmamıza engel oldu diye düşünüyorum. Fakat maçın sonunda kenardan ve pota altından topu oyuna sokamamamız maçı kaybetmemize neden oldu diyebilirim.

Toparlarsak maçın özeti bana göre sahanın 24 sayıyla yıldızı olan Marko Paşa'nın son toptan önce kaptırdığı (bariz faulle de olsa) topla maçı kaybetmemiz oldu. 

Kısacası maçı alacak olan Markoishvili maçı kaybettirdi. Böyle istedi böyle oldu maalesef. Canı sağolsun. Abdi İpekçi'de affettirir kendini.

En çok üzüldüğüm konu ise böylesine iyi oynamışken maçı kaybetmek elbette. 

Hakemlere değinmek istemiyorum. Çünkü biliyoruz ki bir şeyleri kazanmak istiyorsak herkesi yenmemiz gerekli. 

Öyle de yapacağız inşallah...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder