31 Mart 2013 Pazar

Fatih Terim Felsefesi...


Fatih Terim hep diyor ya "Bir felsefeniz olması lazım" diye. Ne kadar da doğru söylüyor. Günümüz futbolunun önde gelen takımlarına baktığınızda farkedeceksiniz ki hepsi kendi oyunlarını kabul ettiriyorlar rakiplerine. Rakiplerine göre oynamıyorlar hiçbiri. Kendi oyun felsefeleri ne ise onu yansıtıyorlar sahaya ve ya kazanıyorlar ya da kaybediyorlar. Ama hiçbir zaman taviz vermiyorlar kendi oyun felsefelerinden.

27 Mart 2013 Çarşamba

Sen de mi UEFA ?



Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final kuraları çekileli neredeyse 2 hafta oluyor. Fakat kuradaki eşleşmeler ve kura çekiminden sonra ortaya çıkan bazı görüntüler benim gibi bir çok kişin kafasını karıştırmaya yetti de arttı bile. Ülkemizde hala sürmekte olan "Şike Süreci"nin, bu görüntülere bizlerin kuşkuyla bakmasına ve kafalarda "Acaba?" sorusunu uyandırmış durumda.

26 Mart 2013 Salı

"Çogg Güzeaaal" Bir Foto


1998 Dünya Kupası'ndan sonra transfer edilen ve 3 sezon boyunca sayısız başarılara ve kupalara imza atan Taffarel, Galatasaray tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yabancı kalecileri arasında kendine yer bulan, kişiliği, sempatikliği ve karakteriyle taraftarların gönlünde taht kuran bir kaleci olarak anılır hep. 2000 yılında öğrencisi olduğu Fatih Terim'in şimdilerde yardımcılığını ve Muslera'nın da hocalığını yapıyor.

25 Mart 2013 Pazartesi

Real Madrid Üzerine Kısa Analiz


Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final maçına 10 gün kala şöyle kısa bir Real Madrid analizi yapmak istedim.

Kura çekilip Real Madrid çıktığı ilk dakikadan itibaren yüzlerde bir gülücük, kafalarda acabalar ve her türlü sonuca gebe çeyrek final ismine yakışır 2 maç izleyeceğiz. Sadece biz değil dünyanın bir çok ülkesinde bu maç canlı yayınlanacak ve bizim gibi bir çok dünya vatandaşı bu maçı ilgiyle izleyeceğine eminim.

Bayrağı Bayrak Yapan...


Ne zaman bir Avrupa maçı olsa hep bir bayrak krizi çıkar ortaya. Manşetlerde, haberlerde o açılan bayrak ya da pankart gösterilir ve "yazıklar olsun"a getirilir laf her seferinde. Yıllardır anlayamadığım ve anlam veremediğim bir harekettir aslında bu davranışlar.

23 Mart 2013 Cumartesi

Güzel Haberler...


Milli maçlar için verilen aradan sonra çok yoğun bir maç fikstürüne giriyoruz. Hani "3 günde bir maç yapıyoruz" deyiim tam anlamıyla gerçekleşecek desek yeridir.
  • 30.03.2013 - İstanbul Bld.
  • 03.04.2013 - Real Madrid
  • 06.04.2013 - Mersin İdman Yurdu
  • 09.04.2013 - Real Madrid

18 Mart 2013 Pazartesi

Sol Şeridi Boşaltın...

kamil güney

Şampiyonlar Ligi maçları sonrasında oynadığı maçlarda 2 beraberlik ve 5 galibiyet alarak mağlubiyet yüzü görmeyen aslanlar bu geleneği yine bozmadı. Son yıllardır Kayserispor'a karşı aldığımızı kolay galibiyetlerden birini daha dün akşam harika bir futbol ve birbirinden güzel 3 golle aldık.

16 Mart 2013 Cumartesi

Lige Dönelim...


Schalke'yi eleyip Çeyrek Final'e çıktıktan sonra 3 gün boyunca kura heyecanı sarmıştı herkesi. Kim çıkacak, kim çıkarsa geçeriz, kim çıkarsa tehlike? Analizler, eksiler, artılar vs. vs. Sorunun cevabını Steve McManaman'ın çektiği kura ile öğrenmiş olduk. Hiçte analize, araştırmaya gerek kalmayan bir dünya devi Real Madrid. Hayırlı olsun öncelikle. Bununla ilgili detaylı bir yazı elbette yazacağım ama biz şimdi dönelim lige ve Kayserispor maçına.

14 Mart 2013 Perşembe

Rakip Analizleri

galatasaray çeyrek final rakipler

Şampiyonlar Ligi'ne geçen senenin Türkiye Ligi Şampiyonu hem de çifte şampiyonu olarak katılıp ilk 2 maçta alınan mağlubiyetlerle "gruptan çıkamaz, artık hedef Avrupa Ligi olmalı" ve hatta "Galatasaray 0 çekebilir" söylemleriyle başlamıştık. Arkasından Arena'da alınan Cluj beraberliği ile kimilerinin ümitleri sona ererken, kimileri de sevinçten ellerini ovuşturmaya başlamıştı. Son 3 maça girerken elde 1 puan, 2 deplasman ve içeride ManU maçı vardı. Fatih Terim çıkıp "Biz daha son sözümüzü söylemedik" dedi ve o günden bugüne Şampiyonlar Ligi'nde mağlubiyet yüzü görmedik. Şimdi de adımızı Çeyrek Final'e yazdırdık rakibimizi bekleye başladık.

13 Mart 2013 Çarşamba

Yürüyedur...


Son olarak 12 sene önce Lucescu yönetiminde çıkmayı başardığımız Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final'ine, dün akşam ki son düdükle bir kez daha adımızı yazdırdık. Hem de vura vura, kıra kıra. Vura vura derken Hamit'in 30 metreden attığı şuttan, kıra kıra derken de rekorlardan bahsetmek istedim.

11 Mart 2013 Pazartesi

Cuma'dan Salı'ya...


Cuma'nın gelişi perşembeden bellidir misali Eskişehirspor maçından sonra Gençlerbirliği maçında da puan kaybetmek, şampiyonluk yarışında geride kalan rakiplerimizin iştahını kabartmaya başladı.

Bakılacak olursa Galatasaray sahada kazanmak uğruna her şeyi yaptı. Hele ilk yarının başlarında bir ara tek kale oynadık. Pozisyonlar ürettik. Ama olmayınca olmuyor işte. Sneijder vurdu olmadı. Burak, Guiza'nın kullaklarını çınlattı kaçırdığı golle. Hamit direklerarası şovuna 2 yeni gösteri daha ekledi. 3'lü forvete dönüldü. Olmadı. Olmayan penaltı kaçtı. (İyi ki de kaçtı.) Dedik ya kazanmak için her şeyi yaptı. Ama yapamadığı tek şeyi de rakip yaptı. Yani golü attı. Maçı kazandı.

5 Mart 2013 Salı

Koskoca "1" Puan...


Şampiyonluğa giden yolda kritik bir deplasman olan Eskişehirspor maçını sinir bozucu bir oyunla ve direklerin bu sefer bizim lehimize olduğu maçı en azından berabere bitirerek 3 puan kaybetmedik aslında. 1 puan kazandık. 90 dakika boyunca yarım pozisyon bile üretemeden maçı tamamlamak Galatasaray ismine hiç yakışmadı açıkçası. Kötü oynadığımız maçlar olmadı değil ama Eskişehirspor maçı en kötüsüydü. Diğer maçlarda en azından pozisyonlar harcıyorduk ve atamayana atarları yaşayıp üzülüyorduk. Son maçtaki tek tesellimiz ise koskocaman 1 puan oldu.