25 Mart 2013 Pazartesi

Real Madrid Üzerine Kısa Analiz


Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final maçına 10 gün kala şöyle kısa bir Real Madrid analizi yapmak istedim.

Kura çekilip Real Madrid çıktığı ilk dakikadan itibaren yüzlerde bir gülücük, kafalarda acabalar ve her türlü sonuca gebe çeyrek final ismine yakışır 2 maç izleyeceğiz. Sadece biz değil dünyanın bir çok ülkesinde bu maç canlı yayınlanacak ve bizim gibi bir çok dünya vatandaşı bu maçı ilgiyle izleyeceğine eminim.


Real Madrid'e kabaca bir baktığımızda neredeyse 600M €'luk bir takım var karşımızda. Yanılmıyorsam Şampiyonlar Ligi kupasını en fazla kazanan takım. Ligde Barcelona'nın 13 puan gerisinde 2'nci sırada yer alıyor ve son 10 haftasına girilen ligde şampiyonluk imkansız gibi görünüyor. Bu nedenle Mourinho'nun bu seneyi başarılı kapatabilmesi için varını yoğunu Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kazanmak için kullanacağı apaçık ortada. İspanya Kral Kupası'nda finale çıkmış durumdalar ve ezeli rakipleri A.Madrid'le oynayacaklar. Yani kısacası Mourinho sezonu çifte kupayla kapattığı takdirde başarılı sayılabilecek bir konumda yer alıyor. Tam tersi durumda neler olur bilinmez.

Takım olarak Real Madrid grup maçları ve bir önceki tur dahil her maçta gol yiyen bir takım görünümünde. Gerçi Ajax, M.City ve Dortmund'un bulunduğu bir grupta her maçta gol yemek kabul edilmez bir durum kesinlikle değil. Önceki turda da M.United'la karşılaştıkları göz önüne alınırsa oynadığı üst seviye 8 maçın hepsinde gol yemeleri aslında normal gibi gözüküyor. Eğer bu bizim için bir avantaj ise deplasmanda atılacak 1 gol bizim turu geçmemiz için umut ışığımız olabilir. Tabii fazla yememek kaydıyla. Fazla gol yememek derken şunu kastediyorum aslında. Real Madrid ve B.Münih gibi takımlar Barcelona gibi durmayı bilen, oyunu yavaşlatan bir takım değiller. Barcelona 2 gol atınca oyunu yavaşlatıyorlar, rakibi uyutup bir ara pası, duvar pasları ile gol atmaya çalışıyorlar, atamazlarsa kendilerini yormadan maçı kazanmaya bakıyorlar. Ama Real Madrid sürekli saldıran, ısıran ve gol arayan bir takım olması benim en çekindiğim nokta.

Kadrodaki isimleri tek tek konuşmak boş lakırtıdan ileri gitmez. Hepsinin ismi ve kariyeri çok büyük. Mourinho keza öyle. Ama bu eşleşmeyi ne Mourinho ne de futbolcular hafife alıyorlar. Çünkü karşılarında yükselen ve Şampiyonlar Ligi deplasman performansıyla göz dolduran bir takım bulunuyor. Burak'ın 8 maçta attığı 8 gol, Drogba ve Sneijder kozu, Hamit-Selçuk faktörü, Muslera ve tabi Fatih Hoca en büyük güvencemiz. Hele ki taraftarıyla bütünleşince Galatasaray'ın neler yaptığı ve yapacağı ortada.

Tabi 10 gün içerisinde 2 takımda da sakatlıklar, eksikler olabilir bunu zaman gösterecek. Maç öncesinde son durumları ve daha detaylı bir değerlendirmeyi tekrardan yapacağım elbette. Ama şimdiki durumu bundan ibaret.

Son olarak www.sokaginnabzi.com sitesinden arkadaşım Ercan Eren GÜRSOY kuradan hemen sonra mikrofonu sokaktaki vatandaşa çevirdi ve eşleşmeyle ilgili nabız yoklaması yaptı.

Buyrunuz.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder