11 Mart 2013 Pazartesi

Cuma'dan Salı'ya...


Cuma'nın gelişi perşembeden bellidir misali Eskişehirspor maçından sonra Gençlerbirliği maçında da puan kaybetmek, şampiyonluk yarışında geride kalan rakiplerimizin iştahını kabartmaya başladı.

Bakılacak olursa Galatasaray sahada kazanmak uğruna her şeyi yaptı. Hele ilk yarının başlarında bir ara tek kale oynadık. Pozisyonlar ürettik. Ama olmayınca olmuyor işte. Sneijder vurdu olmadı. Burak, Guiza'nın kullaklarını çınlattı kaçırdığı golle. Hamit direklerarası şovuna 2 yeni gösteri daha ekledi. 3'lü forvete dönüldü. Olmadı. Olmayan penaltı kaçtı. (İyi ki de kaçtı.) Dedik ya kazanmak için her şeyi yaptı. Ama yapamadığı tek şeyi de rakip yaptı. Yani golü attı. Maçı kazandı.

Maçı 4 önemli unsur şekillendirdi bence.

1. Hamit'in 2 kez direğe takılması. O direklerden 1 tanesi içeri girse maçın gidişhatı bambaşka olurdu.

2. Yediğimiz golda bana göre faul vardı. Bakıldığında o darbeyle düşülür mü bilinmez ama hareket arkadan olunca faulün verilmesi lazımdı. Hakemin takdiridir.

3. Hakemin verdiği komik penaltı kararı. Olmayan bir penaltı yarattı hakem ve Drogba topu üstten dışarı vurdu. Kabahat zemine çıktı. Ee zeminin kötü olduğunu biliyorsun. Ona göre vuracaksın topa. Altını yine çiziyorum iyi ki gol olmadı. Eğer gol olsaydı ve sezon sonu şampiyon olursak bu atılan gol gölgelerdi başarıyı. Olmadığı iyi oldu.

4. Fatih Terim kenarda olmayınca olmuyor bu kesin. Terim'siz 2 maçta 5 puan kaybı buna işaret bence. Terim olsa daha başka olurdu. Bunu ilerleyen maçlarda kesin hatlarıyla göreceğiz.

Netice itibariyle direkten dönmeseydi, hakem faulü verseydi, penaltı gol olsaydı, Burak golü atsaydılara sığınmak olmaz. Halamında bıyıkları olsa amcam olurdu. Nokta. Orduspor maçını nasıl söke söke aldıysan bu maçı da almasını bileceksin farkı 7 puanda tutacaksın ve Schalke maçına moralli çıkacaksın. Daha doğrusu yapacaktın. Olmadı. Vardır hayır.



Gelelim Schalke maçına.

Zor maç. Hem de sandığımızdan da zor bir maç. Gençlerbirliği maçı sanki Schalke maçı provasıydı. Kadro olarak yani. 4'lü orta saha, tek forvet, forvet arkası Sneijder. Ama tek forvet Drogba olacak gibi. Çünkü arkası dönük çok daha iyi işler yapıyor Drogba. Top indirmesi, topu tutması, arkadaşlarını beklemesi büyük artı. Burak maalesef henüz bunları yapamıyor.

Sneijder, Drogba arkası garanti pozisyonda.

Orta 4'lüye gelirsek. Selçuk ve Hamit garanti oynayacak. Selçuk yanına Melo olacak sanırım. Solda ise Amrabat'la başlayacak düşüncesindeyim. Çünkü ilk maçta Farfan kanatları çok iyi kullandı. O yüzden sağda Hamit - Eboue, solda ise Riera - Amrabat ikilisiyle Farfan ve Bastos'u durdurabilir Fatih Hoca.

Savunma kurgusu Eboue, Semih ve Riera olacak. Ama, Dany - Gökhan Zan arasında bir seçim yapabilir hoca.

Bu kurguyla çıkılırsa maçın gidişhatına göre Burak ikinci yarıda oyuna girer. Maçın kaderini değiştirebilir. Gençlerbirliği maçındaki pozisyon zenginliğini üretebilirsek mutlaka atmamız gereken golü rahat atarız. Hatta Hamit'in de bu maçta şeytanın bacağını kıracağını düşünüyorum. Lakin futbolcular, eski takımlarına gol atıyor bu aralar. İstatistiki bilgi bu da.

Son olarak içime şöyle bir senaryo doğuyor. Uzun bir gece olacak. Maç uzatmalara gidecek ve biz turu öyle geçeceğiz. Ama geçeceğiz diyorum. Çünkü "Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır" ve hep son sözü biz söylemeden hiç birşey bitmez. 12 Mayıs ve 12 Ağustos misali 12 Martta da turu geçerek 12'nci adamı yeniden gururlandıracak ve sevindirecektir aslanlar.

Şimdi Sen Yeniden Aslan Gibi Savaş GALATASARAY...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder