Fatih Terim hep diyor ya "Bir felsefeniz olması lazım" diye. Ne kadar da doğru söylüyor. Günümüz futbolunun önde gelen takımlarına baktığınızda farkedeceksiniz ki hepsi kendi oyunlarını kabul ettiriyorlar rakiplerine. Rakiplerine göre oynamıyorlar hiçbiri. Kendi oyun felsefeleri ne ise onu yansıtıyorlar sahaya ve ya kazanıyorlar ya da kaybediyorlar. Ama hiçbir zaman taviz vermiyorlar kendi oyun felsefelerinden.
"2000 Ruhu" diye söz edilir ya hani. O kadro ve oynadığı futbol parmakla gösterilir. 35'lik Hagi'den, Hakan Şükür'den, Popescu'dan, Taffarel'den dem vurulur hep. Farkında mısınız Fatih Hoca 13 sene önce ne oynatıyorsa yine aynı felsefeyle oynatıyor takımı ve yine başarılı oluyor. Yani herkes ne kadar "Futbol günümüzde çok değişti" nidaları atsa da, buyurun 13 sene önceki oyun felsefesi bugün de iş yapıyor. Nasıl mı?
- Öncelikle kaleyi sağlama aldı Fatih Hoca. Taffarel'i yardımcılığına getirdi ve verdi yetkiyi. Taffarel, Muslera dedi, Hoca onayladı, yönetim bastı parayı aldı. Tabi bizim medya "çok para verildi" diye başladı kötülemeye. "Elleri küçük" bile dediler. Ama sonuç ortada.
- Beklerin hücuma katılması, ataklara destek vermesi Fatih Hoca'nın olmazsa olmazlarından. Capone,Ümit Davala ve H.Ünsal'ı düşünecek olursanız bugünkü karşılıkları Eboue ve Riera. Eboue tam istediği gibi hocanın ama Riera&H.Balta tam da istenilen seviyeye gelemediler bir türlü. İdare ediyorlar anlayacağınız. Yeni sezonda oraya takviye bekliyor herkes.
- Defansın göbeğindeki Bülent-Popescu ikilisini geçen sezon Ujfa-Semih olarak gördük. Semih tam bir Bülent Korkmaz özelliklerine sahip savaşan, Ujfa ise Popescu gibi geriden oyun kurabilen, takımı toparlayan kişi olarak göze çarptı. Bu sezon Ujfa'nın sakatlığında görevin Dany'e kalmasıyla defans alarm vermeye başladı. Yine, yeni sezonda takviye bekleyen öncelikli bölgelerden birisi.
- Orta sahaya bakıldığında, Okan-Emre-Suat'ın görevini Selçuk-Hamit-Melo üstlenmiş durumda. Terim'in Hagi'si geçen sezon Selçuk'tu, bu sezon ise kimi zaman Selçuk kimi zamanda Sneijder.
- Hücum bölgesinde ise; Hakan Şükür - Arif uyumunu Drogba-Burak ikilisinden almaya başladı İmparator.
- Yedek kulübesine de el atan Terim, bu sezon iyiden iyiye güçlendirdiği kulübeyle giren çıkanı aratmıyor artık.
- 2000 Ruhunun ve Milli Takımın en büyük özelliği olan pres'i de adapte eden Fatih Hoca, her oyuncusu koşan bir takım yaratmış durumda.
İşte bu maddeleri alt alta koyduğumuzda Hocanın "Bir felsefeniz olması lazım" sözünün doğruluğunun su götürmez bir gerçek olduğunu görebiliyoruz. Bu felsefeyi, başında olduğunuz takım uyguladığı zaman, 2000 yılındaki başarı gibi, Milli Takımın Dünya Kupasındaki ve Avrupa Şampiyonasındaki gibi başarıların gelmesi kaçınılmaz oluyor.
Üzerinden seneler geçmiş olsa bile.
Üzerinden seneler geçmiş olsa bile.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder