1 Nisan 2013 Pazartesi

Sehne Senin Aslanım...


Büyük gün geldi çattı. Çeyrek Final maçı öncesi keskin virajlar bir bir geçildi, puan kaybı, sakatlık yaşamadan sağ salim düz yola çıkıldı. Real Madrid maçı beklenmeye başlandı. Geri dönüp bakıldığında bundan tam 12 sene önce yine 2001 Nisan'ının 3'ünde Galatasaray-Real Madrid karşılaşması oynanmıştı. Ama Ali Sami Yen'de. İlk yarısını 2-0 mağlup kapatıp, ikinci yarısında 3 gol bulup 3-2 kazanmıştık o maçı. Tarih tekerrür eder mi bilinmez ama Bernabeu'daki maç bir hayli zorlu geçecek orası kesin.


Şüphesiz bu maçın konsantrasyonu, hazırlıkları herhangi bir maçtan çok daha farklı olacaktır. Fatih Hoca eminim yine o bildiğimiz oyununu oynayacaktır sahada. Tıpkı UEFA Finali'nde soyunma odasında söylediği gibi bu maçta da futbolcularından oynamasını isteyecektir. En iyi savunma oyununun, oynamak olduğunu yineleyecektir bir kez daha ve çıkın aslanlar gibi oynayın diyerek gönderecektir sahaya oyuncularını.

Savaşarak Kazanmak


Karşınızda dünyanın en iyi takımlarından biri varken savaşmadan kazanmak imkansız. Mourinho İnter'in başındayken Barcelona'yı elerken defans tam anlamıyla "Çanakkale Geçilmez"i oynamıştı. Aynı şekilde geçen sezon Chelsea yine Barcelona'yı aynı taktikle altedebilmişti. Bu takımlar dahi 11 kişi savunma yaparak turlar geçip şampiyon olabiliyorlarsa, bizim de bu taktiği uygulayarak avantajlı bir skor elde etmeye çalışmamız yadırganmamalı. Ama doğruyu söylemek gerekirse benimle birlikte bir çok taraftar da bu şekilde oynamaktan yana değillerdir. Yazının da başında belirttiğim gibi çıkıp kendi oyunumuzu oynamamız, kaybedeceksekte oynayarak kaybetmek bizi çok daha az üzecektir.

Kuşlar Hezimet Beklentisinde


Maalesef ülkemizde hiçbir zaman aşamayacağımız bir konu da bu aslında. "Çok havalandılar, yesinler şöyle 5-6 tane de kendilerine gelsinler" sözleriyle karşılaştığımız turlar hep bunlar. Daha kura çekilmeden başlar bu söylemler. En güçlüsünün çıkıp iki maçta da 5 atıp yerle bir edilmesi istenir. UEFA Kupasını da böyle kazanmadık mı biz. Namağlup kupa kazanınca da "Tesadüf"e bağlandı ucu. Halbuki o kupayı almadan önce Ali Sami Yen'de 5 yememiş miydi o takım Chelsea'den? Şimdi yine aynı beklentiler var kuşlarda. Ellerini ovuşturmaya başladılar bile Real Madrid kurası ilk çekildiği dakikadan itibaren. Gerçi Manchester maçı öncesi de görmüştük bu filmi ama 2 direk ve verilmeyen penaltıyla ancak 1-0 mağlup olmuştuk. Anlayacağınız bizim dışımızda herkes daha çok bekliyor bu maçı. Bizim maçtan bir sonraki gün oynanacak maçı konuşan yok. Büyüklük bu olsa gerek.

Kadro Seçimi


Fatih Hoca bir kadro sürprizi yapacağını düşünmüyorum açıkçası. İBB karşısına çıkan kadro çıkacaktır. Yalnız Hakan Balta yerinde Riera çıkacaktır sahaya. 90 dakika pres, kanat hücumları, geriden doldurulacak topları Drogba'nın indirmesi ve pozisyona girmeyi hedefleyecektir takım büyük ihtimalle. İlla bir sürpriz arıyorsak o da tek forvet Drogba'yla çıkıp orta sahayı kalabalık tutup maçı kilitleyip sonradan Burak'ı oyuna sürmek olabilir ya da tam tersi Burak'la başlayıp Drogba hamlesini daha sonradan yapabilir. 4'lü orta sahaya ek olarak beşinci oyuncu Amrabat olabilir. Ronaldo'nun üzerine verebilir Hoca Amrabat'ı. Savunma yönü iyi değildir Amrabat'ın katılıyorum ama Ronaldo'nun hızına yetişebileceği aşikar yada Emre Çolak olabilir takviye. Sabri bile olabilir. Oynarsa şaşırmayın. Hocanın bu tarz sürprizlerini çok gördük zamanında. Benim ki bir fikir sadece. Malum, ülkemizde herkes Teknik Direktör. Ben dahil. :)

En Büyük Kozumuz "Duran Toplar"


Madrid deplasmanından avantajlı dönebilmenin yolu sanırım duran toplardan geçiyor. Duran topları o gece etkili kullanmayı becerebilirsek atacağımız gol ya da goller maçı bambaşka bir hale getirecektir. Takımda Selçuk, Sneijder, Drogba ve Hamit gibi usta ayakların olduğunu düşünürsek evet bu en büyük kozumuz. Ama bu kozu iyi kullanmak durumundayız. Duran top paylaşımının da çok iyi olması lazım. Lakin boşa harcamak çok büyük lüks olacaktır. Belki de yapılacak duran top organizasyonlarıyla rakibi şaşırtarak gol dahi bulabiliriz. Schalke maçındaki Hamit'in golü gibi bir organizasyon bekliyorum açıkçası.


Defans Gözünü Dahi Kırpmamalı 


Çok farklı bir savunma yapacağımız kesin. Orta sahanın da takviyesiyle üst düzey bir savunma bekliyor olacak Real Madrid'i. Fakat Semih-Dany ikilisi 1 hata değil yarım hata dahi yapacak olursa karşınızdaki rakip bunu boşa harcamayacaktır. Bunu onlar da çok iyi biliyorlardır eminim. O yüzden gözlerini bir an dahi kırpmadan çok ama çok dikkatli oynamalılar. En büyük iş onlara düşüyor.


Netice itibariyle 3 Nisan gecesi son düdük çaldığında, Allah'ın da izniyle yine başımız yine dik ayrılacağız o sahadan ve Real Madrid buraya geldiğinde Ali Sami Yen Cehennemini bir kez daha yaşayacak. 

Şimdi Sen Yeniden Aslan Gibi Savaş GALATASARAY...







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder