2001 yılındaki tarih 2013 yılında tekerrür etti. Tek fark o sene ilk maçta 3-2 galip gelip rövanşta 3-0 mağlup olmuştuk. Dün gece ki galibiyet, geçen sezon Beşiktaş maçında açılan koreografide "Cim Bom Başı Dik Yürür" yazıyordu. Evet, Şampiyonlar Ligi macerasının son gecesinden başımız dimdik ayrıldık.
3-0'ın rövanşını çevirebilmek tabii ki de çok zor ve benim için bu senenin finaliydi aslına bakarsanız ama geçmişte yaşananlara bakınca bir mucize de bekliyorduk açıkçası. Neredeyse o mucize de gerçekleşiyordu. Biz 3'üncü golü bulunca bir yerlerde 3.5 atanlar da olmadı değil. Kafalarda "acaba?"lar da oluşmaya başlamıştır eminim. Kolay değil Real Madrid'e karşı 70 saniyede 2 gol buluyorsun ve dakika daha 72. Koskoca 20 dakika var önünde. 80'e kadar bir gol daha bulsaydık tarihi bir son 10 dakikaya şahitlik etmiş olacaktık ve emin 5'inci golü de mutlaka bulurduk. Şimdi gel de ilk maçtaki hakemin köyü yönetimine yanma. Verilmeyen penaltıya, olmayan faulden yaratılan bir duran toptan yenilen gole, rövanşta da erken yediğimiz gole yanma. Ama, biz çeyrek finalden birilerinin beklediği gibi ezile ezile değilde, hakem hatalarıyla, verilmeyen penaltıyla ve rövanşta geriden gelip Real Madrid'e bile zor dakikalar yaşatabiliyorsak, stattan taraftarlar elenmemize rağmen gururla ayrılıyorsa işte bu yüzden Ayrıcalıktır Galatasaraylı Olmak.
Ali Sami Yen Ruhu
11 Ocak 2011'de Ali Sami Yen'e veda ederken 4 gün sonra açılışı yapılacak olan Arena'ya, Ali Sami Yen Ruhunu da taşımaya karar vermiştik. Ama o ruhu orada hissedemedik o sezon. Geçen sezondan itibaren Ali Sami Yen Ruhunu her geçen gün daha da hissetmeye ve yaşamaya başlamıştık. Ama dün akşam o ruhu statta bulunan herkes iliklerine kadar hissetmiştir eminim. Tıpkı Orduspor ve daha 4 gün önce oynadığımız Mersin İdman Yurdu maçlarında olduğu gibi. Evet, takım taraftarıyla bütünleştiğinde neler yapabildiğinin belki de en güzel örnekleridir bu maçlar.
Gurur Duymak
Maçın son düdüğü çalıyor ve tabelada 3-2 yazıyor. Turnuvadan elenmiş bir takım var sahada. Ama tribünlerden kimse ayrılmıyor. Ayrılamıyor. Taraftarlar dilinde "Başarılar Gelir Geçer, Asaletin Bize Yeter" tezahüratıyla, büyük bir gururla takımını elleri patlarcasına alkışlıyorlar. Alkışlıyoruz. Futbolcular da büyük bir gururla tribünleri tek tek dolaşıyorlar. Adeta kucaklaşıyoruz ve birbirimizi tebrik ediyoruz. Çünkü;
Onlar Sahada 11 Metin Oldular, Biz Tribünde 50.000 Alpaslan.
Teşekkürler Galatasaray'ım. Bu heyecanı ve gururu bize yaşattığın için.
Başarılar Gelir Geçer, Asaletin Bize Yeter.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder