10 Nisan 2013 Çarşamba

"Kulübe Bekçileri"


3-0 biten Real Madrid maçında karşılaştığımız kötü hakem performansı ve hemen akabinde Mersin İdman Yurdu maçında karşı karşıya kaldığımız hakem rezaleti ile birlikte artık maçlarda hakemi daha dikkatli gözlerle izlemeye başladık.

Fatih Terim'in son lig maçı ardından yaptığı açıklamalarda 4.hakemi Kulübe Bekçisine benzetip "Sürekli olarak uyarılarda bulunuyor. Hocam çizgiyi geçmeyin, oturmayın, kalmayın, itiraz etmeyin vs." diye serzenişte bulunması üzerine dünkü Real Madrid maçında sık sık yedek kulübesine ve maçın 4.hakemini dikkatle izledim. Fatih Terim ve Mourinho oyuncularına sesini duyurmak için defalarca kez kendilerine ayrılan bölümü ihlal etmelerine rağmen 4.hakem yanlarına gelip 1 kez bile uyarmadı. Oyunun durduğu anlarda Fatih Hoca oyuncularına yapması gerekenleri anlatırken taç çizgisinin üzerinde olmasına rağmen 4.hakem yanına 1 kez dahi gelmedi. Aynı durum Mourinho için de geçerli. Belki de iki hocayı da uygun zamanda yanına giderek uyarılarda bulunmuştur bilemiyorum ama dediğim gibi ortamı gerecek, alenen ve tahrik edici hiç bir harekette bulunmadı 4.hakem.

Şimdi bir de Mersin İdman Yurdu maçındaki 4.hakemi düşündüğümde ve her iki maçı da statta izlediğim için karşılaştırma yaptığımda, aralarında dağlar kadar fark olduğunu görmem hiçte zor olmuyor. Fatih Terim'in maç sonunda 4.hakemlerle ilgili yaptığı "Kulübe Bekçileri" benzetmesinin haklılığını bir kez daha çok net bir biçimde anlamış oluyorum. Bir tarafta çizgiyi 1 adım dahi geçtiğinde koşa koşa yanına gelip "hocam yerinize geçin" v.b  uyarıları yapan ve sürekli itibariyle yaptığında ortalığı geren bir 4.hakem, diğer tarafta ise kendine ayrılmış olan alanı iki hocanın da defalarca kez geçmesine rağmen maçın gidişatını göz önünde bulundurarak 1 kez bile yanına gelip uyarma ihtiyacı duymayan bir hakem.

İşte oyunun içinde olmasanız dahi oyuna etki edebileceğinizin en büyük örneğidir bu karşılaştırma.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder