Tahmin ettiğimiz gibi zorlu bir deplasman oldu Gaziantepspor maçı. Haftaiçinde bir çok medya organlarında ve taraftarın genelinde "şampiyonluk kutlamaları" rehaveti vardı. Aslına bakarsanız bu rehavet takıma da yansımış durumda. En büyük kar, dün akşam kötü futbola rağmen puan farkının korunması ve şampiyonluk maçının Arena'ya kalması.
Sahaya çıkan kadro tahmin edilen kadroydu. Geri dörtlü ve orta alanda ki baklava şekilli dizilim ve forvet, beklenilen isimlerden oluşuyordu. Anlaşılan geçen hafta kazanan kadroyu değiştirmek istememiş teknik heyet. O kazanan kadrodan tek değişik isim Semih'in oynamasıydı.
Futbolcularda Şampiyonluk Coşkusunu Göremedim
Maça agresif başlamayı beklerken tam tersi kontrollü bir futbolla başladık. Sezon genelinde agresif başladığımız maçlarda bulduğumuz erken gol ve gollerle ilk 30 dakikada kopardığımız maçların aksine bu sefer tam anlamıyla gol yememeye oynuyorduk. Maç boyunca neredeyse yarım pozisyona bile giremedik desem yanlış olmaz herhalde. Rakip takım defansının yaptığı hata da olmasa sabaha kadar oynasak gol atamazdık. Futbolcular, hemen herkesin korktuğu rehavete kapılmış durumda sahaya çıkmışlar. Bu kadar özgüven bize zarar getirebilirdi ama Allah'tan bir şans golü bulduk da rüzgar terse dönmedi. Bu kadar olumsuzluğun aksine daha coşkulu, istekli, arzulu ve maçı kazanmaya çalışan bir takım bekliyordum açıkçası ama futbolcularda o coşkuyu göremedim. Belki de sezonun en kötü futbolunu oynayıp en değerli 3 puanını kazandık.
Oyuncu Değişiklikleri
İlk yarıda ki kötü futbola ve takımın sol kanadından gördüğümüz tehlikelere de önlem amaçlı Yekta - Emre Çolak değişikliğiyle başladık ikinci yarıya. Klasik 4-4-2'ye dönmek beni açıkçası umutlandırdı. Fakat sürekli pas hatası yapmaya devam ettik. Emre Çolak'ta anlam veremediğim bir düşüş söz konusu. Geçen sezondan eser yok maalesef. Drogba'nın da varlık gösterememesi tüm gol yollarımızın tıkanmasına neden oldu. Sabri-Drogba değişikliğinin Amrabat'a yer açmak amaçlı olduğunu düşünmüştüm ama 5 dakika sonra Gökhan Zan'ın oyuna girmesi 1-0'ı koruma adına atılmış bir adımdı. Şahsi kanaatim yanlış bir değişiklik olduğu yönünde. Amrabat'ın girmesi o dakikada yüklenen rakip takımı dengesiz yakalayıp kontra ataktan gol bulmamızı kolaylaştırabilirdi. Gökhan Zan'ı alarak iyice geriye yaslanıp gol yememeye oynadık uzatmalarla birlikte son 10 dakikayı. Son düdükten önce rakibin kaçırdığı golden sonra öyle bir derin nefes aldım ki anlatamam.
Frikikleri Selçuk Kullanmalı
Özellikle Drogba geldikten sonra maalesef tam anlamıyla bir frikik krizi yaşanıyor. Her ne kadar kriz olarak gözükmese de duran toplardaki etkisizlik taraftarın canını iyiden iyiye sıkmaya başladı. Geçen sezon attığı frikik golleriyle topun başına her geçişinde taraftarı heyecanlandıran Selçuk, maalesef bu sene Drogba'nın da gelişiyle neredeyse ikinci hatta ve hatta üçüncü plana itildi. Takımda geçen sezon kendini iyice kanıtlamış Selçuk, dünyada en iyi frikik atanlar arasında gösterilen Sneijder varken topun başına Drogba'nın ve zaman zaman da Burak'ın geçmesine anlam veremiyorum. Benim gibi bir çok tarafta ve blog yazarları da anlam veremiyor. Bu sezon bir şekilde bitti sayılır fakat gelecek sezon bu kadro yapısı korunacaksa, frikik kullanma olayına kesin bir çözüm getirilmesi şart.
Şampiyonluk Maçı Arena'ya Kaldı
Tüm bu olumsuzluklara rağmen puan farkının kapanmadan İstanbul'a dönmek, şampiyonluğun bir nevi Ali Sami Yen Arena'ya bırakılmasının resmidir. 5 Mayıs Pazar akşamı 20:00'de oynanacak Sivasspor maçından alınacak galibiyetle şampiyonluk kutlamalarının başlayacağını düşünürsek, takım o maçta taraftarıyla da bütünleşerek maçı öyle ya da böyle kazanacaktır. Madalyonun öteki yüzüne bakacak olursak Sivasspor hafife alınacak bir takım değil kesinlikle. Fenerbahçe karşısında aldığı galibiyet buna en büyük örnek. Gerçi Fenerbahçe maçından sonra deplasmanda başka galibiyet alamadılar ama işi sıkı tutmakta fayda var. Arena'da muhteşem taraftarıyla ilk yarım saatte atılacak gollerle şampiyonluk kutlamalarının erken başlayacağını düşünüyorum şahsen.
![]() |
Şampiyonluk Daha Yakın, Geçen Sene ki Gibi Arena'yı Yakın... |




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder