6 Nisan 2013 Cumartesi

Dönelim Virajları Bir Bir...


Çeyrek Final heyecanımızı Norveçli hakemin gazabına yenik düşürdükten sonra gözümüzü yeniden Süper Toto Süper Lige çevirdik. Şampiyonluk yolunda 4 puan farkla yürüyüşümüzü devam ettiriyoruz. Ali Sami Yen Arena'da konuğumuz ligin dibine demir atmış ve sezon sonu eğer bir mucize gerçekleşmezse bir alt lige düşmeyi garantilemiş Mersin İdman Yurdu.
Ligin son 8 haftasına giriyoruz. Artık her maç final niteliğinde. Favori tabii ki Galatasaray. Neden mi?
  • Bu sezon ki Şampiyonlar Ligi maçları dönüşünde takımımızın hiç kaybetmedi. Sadece 2 beraberlik aldı geri kalan maçları kazandı. Ama bu 2 beraberlikten bir tanesi Mersin İdman Yurdu deplasmanı.
  • Mersin İdman Yurdu yazının da başında belirttiğim gibi adete ligin dibine demir atmış durumda ve ligde kalması çok büyük mucizelere kaldı.
  • Mersin İdman Yurdu son 8 maçında sadece 2 puan alabilmiş durumda. Geçen hafta Beşiktaş'a kendi evlerinde 2-1 mağlup olmuşlardı.
  • Maç Ali Sami Yen Arena'da. Taraftarıyla bütünleşmiş bir Galatasaray'ın neler yapabileceğini Orduspor maçında göstermiştik.
  • Takımımızda sakat oyuncu yok. Fakat Selçuk ve Riera kart cezalısı. 
  • Zemin İBB maçında güzel bir görüntü vermişti, havaların da düzelmesiyle sanırım bu maçta da iyi bir zeminde oynayacağız. Zeminin iyi olması teknik kapasitesi yüksek olan takımımızı her zaman olumlu yönde etkiliyor. Bunun en büyük örneklerini, Almanya'daki Schalke maçında ve Kayserispor deplasmanında, hatta ve hatta geçen hafta nispeten iyi bir zemini olan Arena'da oynadığımız İBB maçında da gördük.
Evet, bu maddeler alt alta sıralandığında favorinin Galatasaray olması kaçınılmaz. Ama tabi futbol sürprizlerle dolu bir oyun olduğu için istatistikler, maçın sonucunu ya da nasıl biteceğini doğru bilmemize neden olmuyor.

Nobre'ye Dikkat!


Mersin İdman Yurdu her ne kadar kötü bir sezon geçiriyor olsa da öyle çok hafife alınabilecek bir takım da değil aslında. Bir kere benim en çok çekindiğim kısmı forvetlerin Nobre olması. Hatırlayacağımız üzere Nobre, Türkiye'de hangi takım formasıyla karşımıza çıktıysa mutlaka bize golü atıyor. Sezonun ilk yarısında 1-1 berabere kaldığımız maçta da Mersin İdman Yurdu'nun tek golü yine Nobre'den gelmişti. Hava toplarındaki hakimiyeti ve son vuruşlardaki becerisini göz önüne aldığımızda defansımızın bu akşam çok dikkatli olmalarında fayda var. Dikkat edilmesi gereken diğer 2 futbolcu ise Nduka ve Culio.

Hangi İlk 11 ?


Dönelim takımımıza. Eğer maçı rahat kazanmak istiyorlarsa, Real Madrid mağlubiyetini çoktan geride bırakmış olması lazım bizimkilerin. Yoksa dünü ve yarını düşünmeye kalkarlarsa bugünü kötü kapatabiliriz. Bu da en son isteyeceğimiz şey olsagerek. Takım kurgusuna göz atacak olursak, Selçuk ve Riera kart cezalısı olduğu için maçta oynayamayacaklar. O zaman geri dörtlünün solunda Hakan Balta'yı izleyeceğiz. Forvet yine Burak-Drogba olacak sanırım. Orta alanda ise Yekta'ya görev vermesini bekliyorum Fatih Hoca'nın. Selçuk'un görevi ise tabii ki Sneijder'e kalacak. Hafta içi Real Madrid rövanş maçında Dany'nin cezalı olacağını düşünürsek maç eksiğini gidermek açısında bu akşam defansta Semih'in yanına Gökhan Zan'a şans verilebilir düşüncesindeyim. Hatta Fatih Hoca, Riera'nın cezalı olması ve Dany'i de oynatmayacağını düşünürsek Amrabat'la bile başlayabilir maça. Yani;

Muslera, 
Eboue  Semih  Dany  H.Balta, 
Hamit  Melo  Yekta  
Sneijder, 
Burak  Drogba
 
ya da

Muslera, 
Eboue  Semih  G.Zan  H.Balta, 
Hamit  Melo  Amrabat
Sneijder, 
Burak  Drogba 

Bu ilk 11'lerden biri sahaya çıkacak ve çok büyük ihtimalle ikinci yarının 65-70'inci dakikalarında alışılmış şekilde Sneijder oyundan alınacak ve yerinde çok büyük ihtimalle Amrabat girecek. Tabi Fatih Hoca maça Amrabat'la başlamazsa.

Sahaya çıkabilecek kadrolara bakıldığında Kayserispor ve İBB maçlarındaki gibi tempolu başlayıp işi çabuk bitirmek isteyecektir bizimkiler. Sonrası ise Fatih Hoca'nın meşhur "aktif dinlenme" ile geçecektir. İşlerin yolunda gitmemesi durumunda kenardan gelecek oyuncularla maçı lehimize çevirebileceğimizi düşünüyorum. 

Hep diyorum ve diyoruz; Biz kendi maçlarımızı kazanalım, rakiplerin ne yapacağı umrumuzda olmasın. Tıpkı Şampiyonlar Ligi grup maçlarında olduğu gibi. 

Yani;

Şampiyonluk Şarkısı Düşmesin Dillerden.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder