13 Nisan 2014 Pazar

Çok Yakıştı, Çok.


Bu kez futbol yazmayacağım. Aslında yazacaktım fakat Kadın Basketbol takımımızın kazandığı kupayı yazmayıp bizi iyiden iyiye çileden çıkaran futbol takımını yazmak ayıp olurdu. Zaten görüldüğü üzere futbol takımımız zaten şampiyonluk gitti diye ve Fenerbahçe maçını kazanarak suların durulmasından dolayı işi iyice sermişler. 

Neyse. 

Asıl mevzuya dönelim. 

2009 yılında Kadınlar Eurocup Finalini oynayan ve şampiyon olan Sarayın Sultanları, bu kez Basketbolun Şampiyonlar Ligi olarak bilinen Euroleague'de final oynadı ve kazandı. 

Yani şampiyon oldu. 

Buraya kadar sıradan bir turnuvayı kazanmış gibi anlatılageldiyse de bu çok özel şampiyonluğu daha da kıymetli kılan bir diğer unsur ise finali Fenerbahçe ile oynayıp kazanmış olmamız. 

Evet, Euroleague'de finali 2 Türk takımı oynadı. Aslında 2 ezeli rakip. 

Maça müthiş bir tempoyla başlayan takımımız farkı bir anda 20 sayının üzerine çıkardı. Genelde maçların son bölümlerinde oyundan düşen ve maçları genelde son periyotlarda kaybeden takımımız bu kez buna izin vermedi. 

Farkın 2 sayıya kadar düştüğü anlarda Şebnem Kimyacıoğlu'nun attığı iki 3'lük maçı koparmamızdaki en büyük etken oldu diyebiliriz. 

Maçın genelinde farkı hep çift hanelerde tutmayı başaran takımımızın yaptığı 18 top kaybı ise maçı zora sokmamızın en büyük nedeniydi sanırım. Tabi bir de savunma ribaundlarındaki etkisiz oyunumuz maçın son bölümünde sıkıntılar yaşamamızda neden oldu. 

Son bölümlerdeki ayağı yere basan oyunumuz, süreyi eritmek için oynadığımız set oyunu ve faul atışlarındaki başarımız ise farkı yine 11 sayıya çıkarmamıza ve maçı kazanmamızı sağladı. 

Futbol takımımızın Fenerbahçe'yi yenmesinin üzerinden daha 1 hafta geçmişken, bu kez de Kadın Basketbol Takımımızın Avrupa'nın 1 numaralı kupasında Fenerbahçe'yi yenmesi çilek değil de nedir? 

Bu kupayı kazanmamızda emeği geçenleri canı gönülden kutluyorum. 

Unutmadan...

Haftaya pazar günü Fenerbahçe ile başka bir dalda maçımız var mı? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder