Hep söylediğim gibi başlamak istiyorum yine yazıya. Derbi günleri, özellikle Fenerbahçe derbisinin olduğu maç günleri bir başka olur. Her iki takım taraftarları için de geçerli bu söylediğim. O sabah bir başka uyanırsınız. Gözünüz televizyonda, sosyal medyada, telefonda hep son gelişmeleri takip edersiniz. Formanız, atkınız bir gün öncesinden hazırlanmıştır. Maç öncesi planlar, programlar yapılmıştır. Maç saatini heyecanla bekleriz. Tıpkı bugün olduğu gibi.
Şimdi dönelim saha içine.
Kadroyu 2 kişi dışında tahmin etmek pekte zor değil. Sağ bek ve Semih'in yanındaki stoper tericihi dışında sürpriz beklemiyorum açıkçası.
Drogba'nın sahada olacağını düşünüyorum. Olması da gerekli. Çünkü Drogba'nın olmadığı maçlarda öne çıkan en büyük sorunumuz topu ileride tutamıyor olmamız. Yüksek topları indirememe sorunumuz da cabası. İşte tam da bu sebeplerden dolayı Drogba bu akşam sahada olmalı.
Telles'in kanadından verdiğimiz pozisyonlara bu maçta çok dikkat etmemiz gerekli. Çünkü Gökhan Gönül'ün ve Kuyt'ın o tarafı etkin kullanması bizi sıkıntıya sokabilir. Ekstra bir önlem gerekebilir o tarafa.
Dikkat etmemiz gerektiğini düşündüğüm bir diğer husus ise rakip maçın genelinde çok büyük ihtimalle pres yapacak. Bu da bizi en çok bozan şeylerden biri. Fakat aynı şekilde karşılık verecek olursak rakibi bunaltacağımız da kesin.
Bu 3 hususun dışında elbette bir oyun planımız olacak. Ama bu tip maçlarda, özellikle Fenerbahçe derbilerinde taktikten, formasyondan çok sahaya yansıtılacak ruh önemlidir. İstek önemlidir. Yürek önemlidir.
Son maçlarda bir türlü ortaya koyamadığımız ama Galatasaray'ın adını dünyaya duyurmasında en büyük rol oynayan "Galatasaray Ruhu"nu sahaya yansıtması lazım. Çünkü artık zamanı geldi ve hatta geçti bile.
O ruh sahaya yansıdığı ve tribünlerle bütünleştiğinde neler olduğunu herkes çok iyi biliyor. Bu akşam da öyle olması dileğiyle...
ŞİMDİ SEN YENİDEN ASLANLAR GİBİ SAVAŞ GALATASARAY...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder