17 Nisan 2014 Perşembe

İsteyince Oluyor...


3 kulvarda başarı parolasıyla çıktığımız yolda az kalsın elimizdeki son kulvardan da oluyorduk. Yaklaşık 1 ay önce Şampiyonlar Ligi'nden elenen ve hemen sonrasında Lig'de havlu atan takımımızın elinde tek bir hedef kalmıştı. İlk maçta 2-0 öne geçtiği maçı 2-2 bitirerek ikinci maç için avantajını kaybeden Galatasaray, dün akşam bu kez 2-0 geriye düştüğü maçta 5 gol birden atarak finale adını adeta kazıdı.

Hafta sonunda Sivas'ta teslimiyetçi bir futbol oynayan ve ligde olabilecek her şeyi kabullenen bir görüntü içerisinde bitse de gitsek havasında oynayan takımımız maçı 2-1 kaybetmişti. Yine deplasman fobisini yenememiş, üstelik yaşadığımız puan kaybıyla 3. sıraya gerilemiştik. Halbuki bir hafta evvel ki Fenerbahçe galibiyetinin takım üzerinde olumlu bir etki bırakıp deplasmanda galip gelmesini beklediğimiz takımımız sahadan yine boynu bükük ayrılmıştı.

Bu mağlubiyetten 3 gün sonra yine bir deplasman maçına çıkan Galatasaray bu kez elinde kalan tek hedefi kaybetmemek adına sahada boy gösterdi. 

Duran toptan ve yine bireysel hatadan yediğimiz 2 gol ile bir anda mağlup duruma düştük. Tam her şey bitti derken bizi maça bağlayan o gol soyunma odasına gitmeden Sneijder'den geldi. Bence maçın kırılma anıdır o gol. 

İkinci yarının hemen başında kazanılan penaltı, ardından yine büyük mücadele ile atılan 3.gol ve ardından gelen 4-5. goller. 

Demek ki isteyince oluyormuş.

5 gol atmamıza rağmen sahada tek forvetle oynadık. Fakat televizyondan izlediğim bir maçta Sneijder'i bu kadar gördüğüm bir başka maç hatırlamıyorum. 

İlk yarıda çok kötü oynayan Sabri'nin ikinci yarıdaki takdire şayan performansı parmak ısırtacak cinsten. Hemen her golde payı var. Bir de direkten dönen trivelası var. Keşke gol olsaydı çileği dikerdi pastanın üstüne. Kısmet değilmiş.

Takım olarak 2-0'lık skora müthiş bir reaksiyon verdik. Skoru kabullenmeyen bir takım izledik sahada. Topu takip eden, dönen toptan gol atan bir takım gördük. Finali isteyen, kupayı isteyen bir takım vardı sahada. Bunu atılan goller sonrasındaki sevinçlerde çok açıkça görebilirsiniz. 

Hakemin verdiği 2 penaltı kararına gelince doğru bulduğumu söylemeliyim. Öte yandan Bursaspor'un ofsayt gerekçesiyle iptal edilen 3.golü ise kesinlikle net ofsayt. Yan hakemi tebrik etmek lazım.

Eğer Bruma sakatlanmasaydı kupa maçlarının adamı olacağını düşünüyordum. Talihsiz sakatlık önünü kesti açıkçası. Ama arkadaşları Bruma ve Aydın için kupayı kazanacaklar sanırım.

Toparlayacak olursak, üst üste alınan kötü sonuçlardan ve ligde iddiamızın kalmamasından dolayı pek de heyecanı kalmayan Türkiye Kupası maçını bu kadar zevkli hale getiren ve söke söke turu geçen takımımızı kutluyorum. 

Son olarak 2005'te Fenerbahçe'yi 5-1 yenerek müzemize götürdüğümüz kupayı kazanmamıza tek maç kaldı. O maçı da kazanıp 9 yıllık hasrete son vereceğiz inşallah. 

Yeter ki isteyelim.

Tıpkı bu akşam ki gibi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder