Yaklaşık 3 aylık aradan sonra nihayet futbol dolu günlerimize yeniden kavuştuk. Fakat sevgilimize kavuşmaya biraz daha zaman var. Sezonun ilk maçını içeride oynamayı çok seviyorum. Bayram yerine dönüyor adeta stat ve çevresi. Sokaklarda formalı taraftarlar stada doğru akın akın gidiyorlar ve sanki iki sevgilinin buluşması gibi sabırsızlanıyorlar. Pazartesi günü aynı böyle olacak işte. 21:45'te başlayacak olan Gaziantepspor maçıyla aslanlar geçtiğimiz sezondan bu yana Ali Sami Yen Arena'da seyircisinin önüne ilk kez çıkacak. Bizler ne kadar heyecanlıysak eminim futbolcular da o kadar heyecanlılar.
Son 2 sezonu şampiyon tamamlayan kadroyu muhafaza etmeyi başaran takımımıza ek olarak Erman Kılıç ve Chedjou katılmıştı. Fakat malumunuz yabancı sınırlamasından dolayı bu sezon sürpriz kadrolarla karşılaşmamız kuvvetli muhtemeldir.
Kadro yapısı içerisinde hangi 4 oyuncunun kadro dışı kalacağı konusu, maça 2 gün kala hala tartışılmaya devam ediliyor maalesef. Hazırlık kampında Sneijder'in ve özellikle Amrabat'ın dikkatleri üzerine çekmesiyle forma savaşlarının kızışması takım için her ne kadar olumlu olarak görülse de yabancı sınırlamasında elimizi kolumuzu maalesef bağlıyor.
Banko Yabancılar
Kadromuzdaki yabancı oyunculara bakıldığında her biri ilk 11'de banko oynayabilecek kapasitede oyuncular. Fakat aralarından 6'sını seçme zorunluluğu elimizi zayıflatıyor. Fatih Hoca'nın tahtaya ilk yazdığı isim şüphesiz Muslera'dır. Yeni sezonda Sneijder-Drogba ikilisinde pek vazgeçeceğini düşünmüyorum. Ön liberoda tartışmasız Melo formayı kapacaktır. Bu 4 isim kadroda banko oynayacak oyuncuların başında geliyor. Geri kalan 2 kişilik kontenjan hangi oyuncularla tamamlanacağı biraz karışık açıkçası.
Hazırlık kampını çok iyi geçiren Amrabat ve sağ bekteki performansıyla 2 sezondur takdir toplayan Eboue son kalan 2 kişilik kontenjanın en büyük adayları. Bir diğer ihtimal ise Amrabat'ın düşünülmediği maçlarda Dany-Chedjou ikilisinden biri tercih sebebi olabilir. Tabi bir de Riera mevzusu var. Kısacası yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal. Allah teknik heyete sabır versin.
İlk Maçın Günahı Olmaz
Geriye dönüp bakıldığında evimizde oynadığımız sezonun ilk maçlarını genelde kazanmışız. Ne tesadüftür ki 1999-2000 sezonunda da ilk maçımızı Gaziantepsporla oynamışız. Sahadan 2-1 mağlup ayrılmış olmamıza rağmen sezon sonunda kazanılan başarılar malumunuz. Ama ben pazartesi akşamı rahat bir galibiyet alacağımız kanısındayım. Rahat kazanacağımızı düşünüyorum çünkü takım ve teknik heyet bu özgüveni son 2 sezondur iliklerimize kadar işledi. Hadi biraz daha ayaklarımızı yere basacak olursak galibiyetle sezona başlayacağımızdan eminim.
Hedefler Büyük
"Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır" sözünden yola çıkaran kulübümüzde hedefler bu sezon daha da büyük. Öncelikle Şampiyonlar Ligi'nde en azında yine bir Çeyrek Final beklentisi içerisindeyiz. Sonrasında şahsi kanaatim Türkiye Kupası'na ağırlığımızı koymamız gerektiği yönünde. En nihayetinde ise Lig Şampiyonluğuna bir kez daha ulaşıp hem yeni bir 3'leme yapıp hem de 4.yıldızı takmak en büyük çilek olur herhalde.
Netice itibariyle upuzun bir yola çıkıyoruz pazartesi günü. Son 2 sezonda olduğu gibi yine omuz omuza ve tek yumruk olarak önümüze çıkan her engeli bir bir aşıp mutlu sona ulaşabilmemiz dileğiyle.
Allah yardımcınız ve yardımcımız olsun...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder