3'üncü Fatih Terim dönemi başlarken, ligi 8'inci sırada bitiren, Ali Sami Yen'de 7, sezon boyu toplam 16 mağlubiyet görmüş, o sezon düşme potasına çok yaklaşmış ve bırakın sahadaki futbolcuları, tribündeki taraftarın bile özgüveni kalmamış bir takım halindeydik. -5 averajla ligi bitirmek son noktaydı o dönemde. Rakip takım taraftarları "Kümede kal Galatasaray" temposu tutuyordu başlarına gelecekleri bilmeden.
2011 yılının yaz aylarında bugünlerin temelleri atılıyordu oysa ki. Temeli sağlam tutmak önemlidir her zaman. Öyle kolay kolay yıkılmaz en büyük depremlerde bile. Sallanır ama yıkılmaz. İşte o büyük değişim önce yönetimle başladı ve yönetim de takımın başına Fatih Terim'i getirdi. Ne olduysa ondan sonra oldu zaten...
Baştan aşağı bir değişim yaşanıyordu Galatasaray'da. Bir önceki sezonun başarısız isimleriyle yollar bir bir ayrılırken, yepyeni bir kadro oluşturuluyordu. Ve oluşturulan bu kadro önce takım olmayı sonrasında ise şampiyon olmayı başarıyorlardı. Yetmiyor Süper Final diye yaratılan sözde play off'u da şampiyon bitirip bir de üstüne en büyük rakibinin sahasında kupa kaldırıyordu.
Kadıköy'de kaldırılan kupanın üstünden daha 3 ay geçmişken bu kez de Süper Kupa Finali'nde yine Fenerbahçe'yi yenip, ezeli rakibinin elinden bir kupa daha kapmış oluyordu.
Değişimin daha ilk senesinde böylesine çarpıcı bir başlangıç yapan takım, aynı senaryoyu geçtiğimiz sezonda da tekrarlayarak yine şampiyon oluyor, şampiyonluğu Kadıköy'de kutluyor ve Süper Kupa'yı yine Fenerbahçe'nin elinden söke söke alıyordu. Yetmiyor bir de Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final oynuyor adeta Yarı Final'in kapısından dönüyordu.
İlk yarısını mağlup kapatıp döndürdüğümüz maçlar da cabası.
İşte değişimin başından başlayarak sürekli yükselen bir grafik sergileyen takımın değişimi.
Özgüvenini, kazanma ve kupa alışkanlığını yitirmiş bir takımı, Fatih Terim'in getirdiği son nokta.
Bugün yepyeni bir sezona başlıyoruz ve ben bugün rahat kazanacağımız kanısındayım. Bu ne rakibi küçümsemek, ne de kendimizi dev aynasında görmek. Sebebini bir kaç paragrafta anlatmaya çalıştım.
Kısacası Fatih Terim, takıma gerçek Galatasaray kimliğini yeniden kazandırmıştır. Maç kazanma, maçı çevirme ve kupa kazanma alışkanlığını hem takıma hem de taraftara yeniden aşılamıştır.
İşte bu yüzdendir ki o son düdük çalmadan ve biz son sözümüzü söylemeden hiçbir şeyin bitmediği gerçeğiyle izliyoruz her maçı.
Haydi bakalım ilkleri gerçekleştirme alışkanlığını da devam ettirip 4'üncü yıldızı da takalım bu sene.
Yolunuz açık olsun aslanlar, vurduğunuz gol olsun...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder