Sezonun ilk maçında Gaziantepspor'u sahamızda her ne kadar 2-1 mağlup etmiş olsak da Bursa deplasmanı öncesi hemen herkesi bir endişe sarmıştı. Çünkü 2-0'dan sonra ortaya konan oyun ve son düdüğe kadar her an puan kaybedebilme riski taraftarı pek memnun etmemişti. Özellikle son 5 sezona bakıldığında sadece 1 puan çıkarabildiğimiz Bursa deplasmanından galibiyet çıkarabilmek zor gözüküyordu. Nitekim öyle de oldu. Yine skoru yakalayan ve 1-0 öne geçen biz olsak da yine skoru koruyamayarak beraberliğe razı olduk. Ama sonda söyleyeceğim sözü başta söylemekte fayda var. Şahsi fikrim; bu futbolla Bursa deplasmanında 2 puan kaybetmedik, 1 puan kazandık.
Gelelim maçın kısa analizine;
Her ne sebeptendir henüz anlayamadım ama yine maça kötü başladık. Geçen sezon maçlara yüksek tempoyla başlayan, saldıran, ısıran takım gitmiş yerine 180 derece değişmiş bir takım gelmiş gibiyiz sanki. Oyunu kendi sahamızda kabulleniyoruz, hazırlık paslarında sürekli suretle hatalar yapıyoruz, zaman zaman art arda 3-4 pas yapmakta zorladığımız dahi olmuyor değil. Emirates Cup ve Süper Final maçlarında da bu sorunu yaşadık. Gaziantepspor maçında nispeten daha aza indirgediğimiz bu sorunu o maçın son dakikalarında epey hissetmiştik.
İlk yarı sonuna doğru golü bulup soyunma odasına galip gitmek büyük avantaj. Fakat meziyet bu avantajı koruyabilmekte. Tıpkı Gaziantepspor maçındaki gibi yine skoru korumak için kontrollü oynamaya çalışmak kalemizde pozisyonlar vermeye sebebiyet verdi. Hatta maç sonu istatistiklere bakıldığında Bursaspor'un kornerlerde 9-1'lik üstünlüğü en çarpıcı istatistik olarak göze çarpıyor.
Açık konuşmak gerekirse ben de maçı izlerken Drogba'nın alınmasının doğru olacağı kanısındaydım fakat Drogba çıktıktan sonra Bursaspor'un çok daha rahat hücum etmeye başladığını görünce tercihin ne kadar yanlış olduğunu daha rahat anlayabildim. Bursaspor savunmasının Drogba'dan çekinmesinden dolayı hücuma çok fazla destek veremiyordu. Fakat değişiklikten sonra daha fazla adamla hücuma çıkmaya başladılar. Baskıyı yedikçe takımımız daha fazla geriye çekildi. Bu da rakip hücumcularına davetiye çıkardı. Her ne kadar yediğimiz gol çok fazla beceri gerektirmeyen ve bir nevi şans golü de olsa neticede tabelayı eşitledi.
Selçuk'un her zamanki performansından çok çok uzakta bir görüntü içerisinde olmasını hayretler içerisinde izliyorum. Tam tersi şekilde Melo'nun da maçın içerinde hemen her pozisyonda olmasına da hayret etmiyor değilim. Nitekim Hamit'in de geçen maçtaki vasat altı performansına karşın goldeki katkısı ve maç içerisindeki genel durumu tatmin ediciydi. Sneijder ise özellikle Drogba çıktıktan sonra ortalıkta pek gözükmedi.
Genel itibariyle temposu yüksek ve güzel bir maç izledik. Her ne kadar bu tempoya nazaran skor tatmin edici olmasa da 1 puanı kopartabilmek büyük iş. Hele ki bu futbolla.
Haftaya yine zor bir deplasmana gidiyoruz. Eskişehirsporla oynanacak maç öncesinde genel durum pek iyi gözükmüyor fakat Fatih Terim'in cezasının bitiyor olması en büyük avantajımız olarak görüyorum.
Son sözü ilk başta söylemiştim;
Bu futbolla Bursa deplasmanında 2 puan bırakmadık, 1 puan kazandık...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder