20 Ağustos 2013 Salı

Yola Devam...


Gaziantepspor maçı her ne kadar sezonun ilk haftasının kapanış maçı olsa da taraftar için tam anlamıyla bir açılış maçıydı. Özellikle İstanbul'da taraftarının önüne tam 3 ay sonra çıkacak olan takıma olan özlem had safhadaydı. Sırtına formasını geçiren, boynuna atkısını atan düşmüştü yollara. Geçtiğim her yer sarı-kırmızıydı dün akşam.



Büyük Şef'e Uğurlama

Takımın "Büyük Şef" lakaplı oyuncusu Ujfalusi ile yollar geçtiğimiz günlerde ayrıldı. TFF'nin yabancı sınırlamasından sonra kulübün sözleşmesini yenilemediği tecrübeli oyuncu yeni sezonda Sparta Prag forması için ter dökecek. Fakat geldiği ilk sezon ortaya koyduğu futbol ve tecrübesiyle taraftarların ve camianın gönlünde taht kurmayı başardı. Drogba'dan önce sahada liderlik görevini hakkıyla yerine getiren ender oyunculardan birisiydi Ujfa. Geçtiğimiz sezon yakasını bırakmayan sakatlık sorunları nedeniyle eski formuna bir türlü kavuşamayan ve formasından bir hayli uzak kalan defans oyuncumuza dün akşam çok şık bir törenle veda ettik. Takımın sendelediği o ilk dönemlerde tekrardan şaha kalkmasında payı büyük. Büyük Şef'in de unutamayacağı anlardan biri gerçekleşti gerçekten. Aldığı plaket ve tribünlerin onu alkışlaması hem Galatasaray'ın adına hem de Ujfalusi'ye çok yakıştı. Başarılar Büyük Şef Tomas.


Kupa Sergisi

Veda töreninin hemen ardından son 3 ayda kazanılan kupalar sergilendi bir bir. Önce geçtiğimiz sezonun Lig Şampiyonluğu kupası getirildi, sonra hazırlık döneminin en prestijli turnuvasında kazanılan Emirates Cup ve finalde ise Kayseri'de yine Fenerbahçe'yi yenerek kazandığımız Süper Kupa yan yana dizildi düşman çatlatırcasına. 

İyi Başladık, Zor Bitirdik

Hazırlık kamplarındaki başlangıçların tersine maça iyi başladık. Gerçi rakip takımında vasat performansı sayesinde geniş alanlar bulan teknik kapasitesi yüksek oyuncularımız ayağa pası çok iyi yaptılar. Pres yemeyince oyuna tam hakimiyet kurabiliyoruz. Rakip takım pres yapmayınca ekmeğimize yağ sürdü. Baskıyı iyice hissettirdiğimiz dakikalarda bulduğumuz gol maçın ibresini iyiden iyiye bize çevirmiş oldu. Aslına bakarsanız ben ilk yarıda bir gol daha bekliyordum ama Antep kalecisi Karcemarscas gerçekten çok iyi bir maç çıkardı dün akşam. Farkı önledi desek yeridir.

İkinci yarıda tempoyu iyice düşürdüğümüz dakikalarda bulduğumuz penaltıyı gole çevirmek bizi iyice rahatlatmış olsa da, daha 2 gün önce Konya'da yaşananlar gözümüzün önüne gelmiyor değildi hani. Yenecek 1 gol rahat kazanacağımız maçı zora sokacaktı. Nitekim öyle oldu. Fakat yediğimiz gol muazzam bir röveşatadan gelince bütün tribünlerin alkışlamaktan başka çaresi yoktu. Ona yediğimiz gol demeyelim de Gaziantepspor'un attığı gol diyelim. Çünkü o gol yenmez atılır. 

Son zamanlarda hastalığımız haline gelen, skoru bulduktan sonra tempoyu düşürme, geriye yaslanma taktiğini hiç sevmiyorum. Kendi oyunu oynayacaksın. Bak Barça'ya ilk yarıda 6 tane atıyor adamlar. 2 tane attık dur dinlenelim demiyorlar. Bu büyük sorun. Belki bu sezon bunun üstesinden geliriz.

Neticede gözümüz skorbordda kulağımız düdükte maçın bitmesini bekledik. Neyse ki kazaya kurban gitmeden 3 puanla başlamış olduk.

Hamit Yine Kayıplarda

Şahsi görüşüm Hamit tam bir hayal kırıklığı. Beklediğim performansın bırakın yanına yaklaşmayı daha vasatı aşmadığını düşünüyorum. Saman alevi parlamaları hariç. Geçtiğimiz sezonu unutalım bu sezon umarım iyi olur derken dün geceki performansı evlere şenlikti resmen. Nitekim 2.yarıda Emre Çolak ile değişti. Umarım iyiye gider de alışkın olduğumuz Hamit'i izleriz bu sene. 

Bir Başka Sneijder

Hazırlık kampını iyi geçirdiği her halinden belli bir Sneijder izledik dün akşam. Her ne kadar yüksek ateşle sahaya çıkmış olsa oyuna katkısı muazzamdı. Attığı golün başlangıcındaki top kontrolü, penaltı pozisyonunda Burak'a attığı öldürücü pas ve Karcemarscas'ın köşelerden çıkarttığı şutları. İşte bizim beklediğimiz Sneijder bu ve hatta daha da fazlası. Yapacaktır da.

Eboue'nin Yatmaları

Hep söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim her fırsatta. Eboue'nin yere düşünce kalkmakbilmez kıvranışları hiç hoşuma gitmiyor. Hele ki derbilerde öndeysek dönüyor da dönüyor, kıvranıyor da kıvranıyor. Sanırsın bacağı koptu. Dün akşam da yattı bir ara yere. Hem de tam hücum esnasında. Durdu oyun tabi, hücum boşa gitti.

Penaltı İkramı

Penaltı çalındıktan sonra Burak'ın topu alıp ısrarla atmak istemesine ve Melo'ya kısa bir görüşme yapıp vuruşu golle sonuçlandırmasına sevindim. Melo'nun yaptığı bu ikram ve golden sonra Burak'ın Melo'ya sarılması takımdaşlığın en büyük göstergesidir benim gözümde. 

Melo'ya değinmişken, Melo gerçekten iyi bir başlangıç yaptı. Dün akşam hava toplarında, süpürücülük de çok kritik müdahalelerde bulundu ve kesici görevini çok iyi yerine getirdi. Penaltı ikramı ise büyük alkıştır benim gözümde.

"Her Yer Taksim, Her Yer Direniş"

Çarşı Grubunun Olimpiyat Stadında 34'üncü dakikada yaptığı malum tezahürat Arena'da da yankılandı. Hem de beklediğimden çok daha gür bir sesle. İlk olarak başlama vuruşundan önce atılan sloganlar ıslıklara da maruz kalarak amacına tam ulaşamasa da 34'üncü dakikadaki birliktelik sesin epey gür çıkmasını sağladı. 

Elbette ıslıklayanlar oldu. Olacaktır da. Tıpkı Arena'nın açılışında yapılan ıslıklama gibi herkes kendi görüşüne doğru olanı yapacak. Hep demiyor muyuz "Türkiye'dir Galatasaray" diye? Siyasete girmek istemiyorum çünkü içinden çıkamayız. Ama şahsi kanaatim tribünler amacına ulaştı dün gece. 

Toparlayacak olursak;

Sezona 3 puanla başlamak ve 2-0'ı bulana kadar ki oyun güzel. Daha da güzel olacak eminim. Fakat şu geriye yaslanma huyundan ivedilikle vazgeçmemiz lazım. Çok başımız ağrır zira. Tribünler şahaneydi. Yeküne bakıldığında öncesi, maç esnası ve sonrasıyla dört dörtlük bir geceydi. 

Yemeden atacağımı 1 golle liderliği alacaktık olmadı. İnşallah haftaya Bursa deplasmanına.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder