7 Aralık 2013 Cumartesi

Bu Aşı Tutar Mı?


Ligin dibine demir atmış Elazığspor ile karşılaşan takımımız rahat bir galibiyet alarak Juventus maçını beklemeye başladı. İlk 10 dakikada tıpkı Fatih Terim dönemindeki gibi rakibe saldırarak başlayan takımımız girdiği ilk 2 pozisyonu gol yapınca maçı da koparmış oldu. Bu sebeptendir ki futbolcular aktif dinlenmeye geçtiler. Kalemizde tek bir pozisyon vermeden tamamladığımız maç Salı günü için herkese moral aşıladı.

Şimdi gelelim detaylara.

Öncelikle geldiği günden beri formasyon anlamında sürekli arayış içinde olan Mancini, Elazığspor karşısında da yeni bir taktiksel diziliş denedi. Juventus'un da sık sık bu düzende oynadığı 3-5-2'yi takım sahaya çok iyi uyguladı. Tabi bunda rakibin de varlığını hissettirememesi de etkili oldu. Mancini de rakibin zayıf olmasından faydalanarak sanırım Juventus maçının formasyon olarak denemesini gerçekleştirdi ve çok büyük ihtimalle salı gecesi bu taktikle oynayacağız.

Taktisel dağılımı irdeleyecek olursak hücum ve savunma olarak 2 başlık altında ayırmamız gerekir. Önce sahaya dağılışa bir göz atalım.

Muslera
Chedjou Ceyhun Gökhan
Eboue                                  Riera
Melo     Yekta
Selçuk
Burak Drogba

Savunma

Rakip hücum ederken Eboue-Riera ikilisinin de defansa gelmesiyle 5'li bir hat oluşturan oyunculara orta alandan Melo-Yekta ikilisi de eklenince ve Selçuk'un da desteğiyle kalabalık bir savunma hattı oluşturuluyor. Hem kanatları kapatan hem de ceza alanına atılacak toplara müdahale için bekleyen 3'lü defans ve Melo katkısı çok iyi işledi dün akşam. Yine kalabalık defans ve Yekta'nın da iyi top yapabilmesi defanstan çıkarken ki hazırlık paslarında rahatlamamızı sağladı. Çarkın iyi işleyişi maçı pozisyon vermeden tamamlayıp ilk defa Arena'da gol yemden maç tamamlamış olduk.

Hücum

Hücum varyasyonunda ise Eboue-Riera ikilisi bu kez de hücum hattına desteğe çıktılar. Geride 3'lü defans kurgusunun olması bu ikilinin ileriye daha rahat çıkıp dönüşlerinin de rahat olmasını sağladı. Diğer yandan Ceyhun'un da takım hücuma çıkarken orta alana verdiği destek ve Yekta'nın topu isabetli kullanması Melo ve Selçuk'un kaleye daha yakın oynamalarına sebebiyet verdi. Ki zaten ilk golde Drogba'ya topu atan Melo, golü atan Selçuk. Yine maç içerisinde Selçuk'u çok sık ceza alanı içi veya çevresinde top kullanırken gördük. Yine Eboue-Riera ikilisinin takım hücumdayken ileri çıkışları topu daha geniş alanda oynamamıza ve pozisyonlar üretmemize neden oldu. 

Bu Aşı Tutar Mı?

Bunu elbette zaman gösterecek. Fakat ilk uygulanışı oldukça başarılı ve ümit veriyor. Fakat bu formasyonda kilit isimler beklerde oynayacak olan oyuncular. Yani Eboue-Riera ikilisinin veya o bölgede oynayacak olan isimlerin yapacağı ileri-geri koşuları çok ama çok önemli. Juventus maçına da bu taktiksel planla çıkacağını düşündüğüm Mancini'nin ve sonuç ne olursa olsun İtalyan teknik adamın sezonun geri kalan kısmında bu yapıdan vazgeçeceğini pek tahmin etmiyorum. Hatta maç sonu açıklamalarında yüz ifadesine bakacak olursanız ne kadar memnun kaldığını görebilirsiniz. Bir de pres özelliği eklenirse bu takım özelliklerine rakibi sahasından çıkarmayan bir yapıya dönüşürüz.

Maçın geneline bakacak olursak takımın mücadelesi ve isteği taraftarların takdirini topladı. Hep söylediğimiz de bu zaten. Mücadele ettikten sonra istekli oynadıktan sonra yenilmek çok fazla üzmüyor insanı. Ama uzun bir aradan sonra istekli bir takım izledik sahada. Sahanın tek hakimi takımımız skoru yakaladıktan sonra oyununu her ne kadar rölantiye aldıysa da sahaya olan hakimiyetiyle ara ara tempoyu yükseltti. 

Maç başlamadan önce orta yuvarlakta toplanıp aralarında motivasyon konuşması yapan oyuncuları tribünlere çağıran taraftarlar ise takıma olan güvenini bir kez daha göstermesi ve takımın istekli oyunu iki taraf arasındaki buzları tamamen eritti. Dün akşamdan sonra hem futbolcular hem de taraftarlar Juventus maçını daha istekli bir şekilde beklemeye başladıklarını söyleyebilirim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder