Son 2 haftadır neredeyse aklımızdan hiç çıkmayan ve her sohbetin Juventus maçına bağlandığı gün geldi çattı. Son sözü söyleme fırsatı bir kez daha geldi önümüze. Yani kısacası kendi göbeğimizi yine kendimiz keseceğiz.
Özellikle Elazığspor maçındaki futbolcuların istekli görünümü ve mücadeleci futbolu taraftara umut aşıladı. Mancini'nin geldiği günden bu yana Ali Sami Yen'deki Kopenhag maçının ilk yarısı hariç iyi futbol sergileyememesi bizleri oldukça endişelendiriyordu. Fakat son maçta denenen 3-5-2 formasyonu bugüne kadar denenen formasyonların içinde en verimli olanıydı sanırım. Futbolcuların bu taktiği sahaya çok iyi uygulamaları verimlerini de arttırdı. Sanırım Juve maçına da bu taktikle çıkacağız.
Aslına bakarsanız Juventus da bu taktiksel yapı ile oynuyor. Yani maç içerisinde pozisyon kıtlığı çekilirse şaşırmamak lazım. Rakip takımda Pirlo'nun olmaması büyük avantaj. Ama maçı statta izleyecek taraftarlar için ise büyük kayıp.
Sneijder'in sakatlığı konusunda çeşitli haberler var. Kimileri oynayacak, kimileri belirsiz dese de Mancini'nin Sneijder ile başlayacağını düşünmekteyim. Son kadrodan Yekta'nın yerine Sneijder'in oyunda olması ve çift forvetten vazgeçmemesi de beklentilerim arasında. Ama tam tersi de olabilir. Tek forvet başlayıp önce oyunu tutup, hakimiyeti ele alıp daha sonra kozları da kullanabilir. Malum Mancini her maç farklı sürprizler hazırlıyor bizlere.
Elazığspor maçının ardından takımdaki hırs ve istek taraftarı öylesine memnun etti ki yarın ki maç için benim gibi hemen herkes normalden daha heyecanlı ve sabırsız. Yarın akşam Arena'da muhteşem bir atmosfer olacağına kesin gözle bakıyorum. Ali Sami Yen cehennemi ateşinin alev alev yanacağı bir gece bizleri bekliyor olacak. Taraftarın ateşli desteğiyle futbolcuların istekli ve mücadeleci futbolcu birleşirse neler yapılacabileceğini geçmiş zamanlar da defaatle yaşadık. Bir yenisini yarın akşam yaşamaya hazır olun.
Çünkü biz daha son sözümüzü söylemedik...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder