2 Aralık 2013 Pazartesi

Çıldırın Çıldırın (!)


Lig liderinin puan kaybettiği haftada puan kaybetmek zirve yarışında alınacak en büyük darbelerdendir. Puan farkı oldukça açılmışken ayağımıza gelen fırsatları böyle tepmeye devam edersek ligin sonunu zor getiririz.

Her hafta daha iyiye gideceğimize tam tersi her hafta daha da tanınmaz ve tahammül edilmez bir hal alıyor takım. Her maçta farklı 11'ler sahaya çıkıyor. Kanatlarda sürekli bir arayış içindeyiz. Çeşitli varyasyonlar deneniyor fakat bir türlü maya tutmuyor. Ee katran kaynamayla olmuyor şeker. 

Sinyor geldiğinden beri sürekli savunma deyip duruyor. Ama takım maçına göre ya çok iyi savunma yapıyor yada savruk bir görüntü çiziyor. Dün akşam yine yokları oynadı savunmamız. Kasımpaşalı futbolcular biraz daha becerikli olabilseler 1 puanla rüyalarda buluşurduk ancak. Maç sonu İtalyan yine savunma çalışmalıyız dedi. Fakat biz yıllardır en iyi savunmanın hücum olduğunu gördük ve tecrübe ettik. Hiç gol yememeye çalışıp atıp kazanmak yerine, yediğinden çok atmaya alışkınız. Bu tutuk futbol da artık iyice can sıkmaya başladı.

İlk yarıyı hepten geçelim zaten. Sahada yine birbirinden bir şeyler yapmasını bekleyen oyuncular topluluğu vardı. Herkes top benden çıksını oynadı sürekli. İkinci yarında Umut ve Emre'nin oyuna girmesi ibreyi bize döndürdü. O dakikalarda maçı çevirebileceğimize inandım. Çevirebilirdik de fakat Burak'ın 2 metreden içeri vuramadığı kafa vuruşu ve Drogba'nın kaçırdıkları inanılır gibi değil. Bunları da atamıyorsun o maçı kazanma zaten.

Maçın genelindeki bir çok pozisyonu kaygan zemin nedeniyle harcadık. Eboue, Burak, Umut ayakta duramadıklarından dolayı vuruş yapamadılar. Rakip oyuncular zemine alışkın olduklarından dolayı daha çok ayakta kaldılar ve bu avantajı iyi kullandılar. Anlamadığım futbolcular neden ilk yarının sonuna kadar krampon değişikliğine gitmedi ya da kenar yönetimden buna neden önlem alınmadı? Neticede maç öncesinde zemin kontrol ediliyor, ısınmaya çıkılıyor hepsini geçtim maç esnasında bile maçın durduğu dakikalarda bu değişiklik yapılabilirdi.

Rakibe hakkını teslim etmek gerek. Scarione, Donk ve Babbel takım kalitesini oldukça yukarı taşımış. Özellikle Scarione oyunu çok iyi yönlendiriyor ve pozisyonlar hazırlıyor. Babbel ileride sürekli tehdit oluşturuyor ve takım olarak çok iyi anlaşıyorlar. Bu futbolcuların yüksek maliyetli olmadığını düşünürsek, yabancı oyuncularımıza harcadıklarımızla aldığımız verim oldukça düşündürücü bir hal alıyor.

Son olarak Eray'a da değinmeden geçmek olmaz. Beklenmedik bir şekilde kendini kalede buldu ve genel olarak tecrübesizliği üzerinden atabilmiş değil. Fakat tıpkı Kopenhag deplasmanındaki gibi karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı kurtarışı Kasımpaşa maçında Babbel karşısında yaptı. Son ana kadar ayakta kalarak Babbel şık aşırtmasını son anda çelen Eray takdir topladı. Fakat maçın başlarında kendisine gelen geri pası uzun vuramayıp rakibe kaptırması eksi hanesine yazıldı. 

Toparlarsak takım yine savruk bir görüntü içerisindeydi. Yine güven vermedi ve her geçen hafta kötüye gitmesi kabul edilir değil. Mancini her ne kadar savunma çalışmalıyız dese de ben tam tersi hücum çalışmaları gerektiğini düşünmekteyim. 

Çünkü en iyi savunma hücumdur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder