Liderin puan kaybettiği maçtan sonra Trabzsonspor derbisi çok daha önemli hale gelmiş ve yeni sürprizlere hiç de hazırlıklı değildik doğrusu. Televizyonlarının başına farkında kapanmamasını umarak geçenler istediklerini alamadılar fakat bizler stattan keyifli ayrıldık.
Maça yine farklı bir kadroyla çıkan Mancini bizi şaşırtmaya devam ediyor. Bu kez Chedjou'yu kesen İtalyan, formasyonda da değişikliğe giderek 4'lü defans kurgusuna dönmüş. Riera dışında Türkleştirdiği defans hattının önüne yine bir sürprize imza atarak Yekta'yı yerleştiren Mancini, hücum hattında herhangi bir değişikliğe gitmeyi düşünmemiş.
Maçın genelinde topa sahip olan ve sahanın neredeyse tamamına yakınını kullanmak için çabalayan bir takım vardı sahada. Özellikle Sneijder'in yükselen performansı sanırım bu maçta bu sezonun tavanı olarak nitelendirebiliriz. Çok istekli ve olumlu bir futbol sergileyen Hollandalı'nın şutlarından bir tanesinin gol olmaması gecenin büyük kaybı bence. Tabi diğer taraftan kaleci Onur'u dün geceki performansından dolayı kutlamamız lazım. Dün gece kalesine gelen 19 şutun 15'inde başarılı olan file bekçisi de tıpkı Sneijder gibi gecenin en iyi performanslarından biriydi.
Yine kanatların işlemediği bir maç izledik. Eboue'nin yokluğunda Sabri özellikle Riera çıktıktan sonra sağ ayağının dışıyla yapmaya çalıştığı vuruşlar ve ortalarla oldukça kötüydü. Diğer kanatta Riera hücumda nispeten etkili olsa da savunmada sürekli yerini kaybetmesi ve oyuncu kaçırması nihayetin golü kalemizde görmemize neden oldu. Ayrıca Colman ile yaşadığı tartışma sonrasında tiyatral bir şekilde kendini yere atması bence yakışık almadı.
Orta alanda Yekta'nın defansın arasına çok karışması ve tedbirli olmasından dolayı hücuma fazla çıkmaması rakipten dönen topları toplamada sıkıntılar yaşamamıza neden oldu. Fakat orta alanda pas organizasyonlarında önemli rol oynadı ve iyi top yaptı.
Kornerleri ön direğe atmaktaki ısrarı maalesef çözebilmiş değil. 12 kornerden hiç birinde tehlike yaratamamış olmamız oldukça düşündürücü. Diğer yandan takımın şut atmaya başlaması da bir o kadar sevindirici bir durum. Sneijder, Selçuk ve Yekta'nın isabetli şutları bundan sonra da devam ederse daha tehlikeli bir takım haline geliriz.
Burak her ne kadar ilk goldeki muazzam paslaşmayı ve organizasyonu neredeyse mahvediyordu fakat ikinci golde uzattığı ayağı ile golü yapmasıyla kendini affettirdi.
Rakip kaleci Onur'u ne kadar alkışladıysak da bir o kadar alkışı da Muslera hak ediyor. Çünkü maç 0-0 iken yaptığı kurtarış sanırım maçın kırılma anlarından en önemlisiydi. Maç içerisinde her ne kadar çok önemli pozisyonlarla karşılaşmasa da üstüne düşen görevi yine layıkıyla yerine getirdi. Galatasaray formasıyla çıktığı 100.maçı bu güzel performansıyla da taçlandırmış oldu.
Toparlayacak olursak her ne kadar ilk yarım saat etkili bir oyun sergileyememiş olsak da (tabi bunda rakibin savunmaya gömülmesinin de etkisi büyük) özellikle ikinci yarıdaki oyun umut vaat ediyor. Fakat kontrataklara çıkarken sıkıntılar yaşıyoruz. Geriden destek gelmiyor maalesef. Herkes topu ayağında olan oyuncuya bakıyor ne yapacak diye. Sanırım bu yönümüze de ağırlık vermemiz gerekiyor.
Netice itibariyle liderin puan kaybettiği haftada sürprize mahal vermeden galip geldik, Mancini geldiği günden bu yana Arena'da maç kaybetmeme alışkanlığını 9 maça çıkartarak sürdürdü ve puan farkını 8'e düşürdük.
Aa pardon 5 diyecektim. Yanlış oldu.
;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder