Son 2 senedir işler iyi gidiyor diye mi acaba böyle bir düşünce içine girdim tam kestiremiyorum ama Fatih Terim ve ekibinin tıpkı Sir Alex Ferguson gibi uzun yıllar takımın başında olması fikrinin ciddi ciddi düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Ülkemizde henüz böyle bir örneğe rastlanmamış olsa da ilklerin takımı olarak bunu yapabilecek tek ve ilk kulüp olduğumuzu düşünüyorum.
Manchester United tarihinin en önemli isimlerinden biri Sir Alex Ferguson. 1986 yılında başına geçtiği M.United'ın tam 27 sene boyunca teknik direktörlüğünü yaptı. Göreve başladıktan sonra ilk 6 sene elle tutulur bir başarısı olmamasına ve ligde zirveden hep uzakta kalmasına rağmen görevine son verilmemiş, aksine destek görüp bugünün temelleri atılmıştır adeta. Sonuç açık ve net ortada. 1993 senesinde kazanılan Lig Şampiyonluğundan sonra son 20 senede ilk 3'ün altına düşmeyen bir başarı istikrarı, 13 Lig Şampiyonluğu ve yanında 2 de Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu en önemli başarıları arasında. Ayrıca futbola kazandırdığı Beckham, Ronaldo, Ronney gibi dünya yıldızı isimler de cabası.
Tabii uzun süre çalıştığın her teknik direktörden Ferguson kariyeri gibi bir kariyer beklemek çok doğru olmaz. Tıpkı Arsene Wenger gibi. 1996 yılında başına geçtiği Arsenal ile henüz elle tutulur bir başarısı yok. 3 Lig Şampiyonluğunun yanında 1 Şampiyonlar Ligi Finali ve bize kaybettikleri UEFA Kupası Finali var. Belki de Wenger'in şansızlığı karşısında Ferguson olmasıdır.
Bu senaryoyu ülkemize ve takıma uyarladığımızda Fatih Terim'in tıpkı Ferguson gibi tarihe geçmemesi için pek bir neden göremiyorum açıkçası. Çünkü Fatih Terim, bir futbol felsefesi olan, belli bir duruşu olan, sistemi ve taktiği olan bir teknik adam. Ne istediğini bilen, motivasyon gücü kuvvetli ve istisnasız her oyuncudan asgari verim almayı becerebilen bir teknik direktör. Bunun yanında altyapıya da önem veren bir kimliği de var. Ayrıca, maçlar dışında futbolcular, teknik heyet ve en önemlisi Florya'da en az maç esnasında olduğu kadar dominant bir görüntüye sahip.
Bütün bunlar bir araya geldiğinde neden olmasın diyorum içten içe. Ama yazının da başında dediğim gibi belki de işlerin iyi gitmesinden ötürü böyle hissediyor da olabilirim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder