Pazar akşamına oynanan derbiden çok yaşanan olaylar damga vurmuştu. Saha içi bir yana saha dışında da yaşananlar tüylerimizi diken diken etmiş 20 yaşındaki Fenerbahçeli gencecik bir kardeşimizi kaybetmiştik. Diğer yandan yapılan ırkçı hareketler gündeme bomba gibi düştü. Son olarak da dün gece, Sabri oyundan çıkarken Meireles'in yaptığı çirkin hareketin videoları paylaşıldı sosyal medyada.
Yaşanan bu 3 vahim olay derbiyi gölgede bıraktı açıkçası. Ama zaman geçtikçe, olaylar detaylara kavuşunca bir çok gerçek de ortaya çıkmış oldu.
Burak Yıldırım'ın Katili Yakalandı
Maç sonrasında Edrinekapı Metrobüs durağında bir Galatasaraylı taraftarın Fenerbahçeli taraftarı bıçaklayarak öldürdü haberi yayınlandıktan sonra adeta başımızdan aşağı kaynar sular döküldü. Lanetler yağdırdık. Fenerbahçeli taraftarlar, benim arkadaşlarım, abilerim, kardeşlerim istisnasız hemen herkes küfürler yağdırdılar hem kulübe hem taraftara. Bu ölüm bile "siz biz" kavgasına dönüştürüldü. Emniyet sıkı çalışıp katili dün gece yakaladı. Yakalanan kişi de suçunu itiraf etti. Fakat ifadesinde "üzerime 10 kişilik bir grup yürüdü, ben de kendimi korumak için bıçak salladım dağıldılar" dedi. Mobese kayıtları da bunu doğruladı.
Şimdi şapkamızı önümüze koyup düşünme zamanı. Formamızı, atkımızı da bir kenara koyalım. 4-5 kişilik bir grup tek kişinin üzerine yürüyor. Olacak iş mi? O çocuğun elinde bıçak olmadığı varsayalım. 4-5 kişilik grup arasında kalsa o çocuğa ne olurdu? Belki de öldürülen Burak değil de Yusuf olacaktı. Ne değişecekti? Sadece cenazenin adı. Sakın yanlış anlaşılmasın kimsenin avukatlığını yaptığım yada katili haklı çıkarmaya falan çalıştığım yok. İşin temeli burada. Üzerlerinde forma olmasında. Taraftarların birbirlerine olan tahammülsüzlüklerinde. Birbirlerine karşı göstermek istedikleri egolarında. Çok affedersiniz sidik yarışında. Netice de her şey tüm çıplaklığıyla ortada. Tek kişiye grup halinde saldırıyorsun, adam kendini korumak için bıçak sallıyor. Herkes kaçışıyor. Sonra ne oluyor? Ne şehitler ne gazi. Değdi mi Burak kardeşim? O aşığı olduğun Fenerbahçe'nden uzaksın şimdi. Allah mekanını cennet etsin. Yakınlarına sabır versin. Sosyal medyada, sağda solda küfür eden Fenerbahçeli dostlar o ettikleri ve yazdıkları küfürlerden bir nebze olsun utanmışlar mıdır acaba? Utanmış olduklarını varsaymak istiyorum.
Irkçılık Yapanlar
Tribünde elinde muzla bir taraftar yansıdı ekranlara. Dün gece bir spor programına bağlanıp günah çıkarttı. Söylediklerinde de samimi bir hava sezdim. "Ben futbolcular sahada değilken tezahürata eşlik ederken fotoğrafım çekilmiş. Güvenlik kameralarından bulun doğru söylediğimi anlarsınız" dedi ve her iki kulüpten, taraftarlardan ve iki takımdaki zenci futbolculardan binlerce kez özür diledi. Ama bu iş böyle özür dilemeyle kapanacak bir iş değil ki be arkadaş. Sahada futbolcular olsun, olmasın o yaptığın hareket başlı başına yanlış zaten. Zaten ortam gergin. Böyle yaparak daha da ortalık geriliyor. Bir tek sen değil bir kaç fotoğraf daha var böyle. Hadi sen ırkçılık adına yapmadın, ya ötekiler? O muzun orada olmasının başka ne anlamı olabilir ki? Bize anlattın da tüm dünyaya nasıl anlatacaksın bu durumu? Bu ülkede olmayan şeyleri peydah etmeye başladılar. Vah ki ne vah. Drogba cevabınızı vermiş. Büyük adam vesselam.
2'nci Nouma Vakası
Bu ırkçılık ve öldürülme mevzusuna takılmışken dün gece bir de Meireles'in Sabri'ye yaptığı o çirkin hareket çıkıverdi birden kaşımıza. Türkiye'ye gelene kadar kırmızı kart görmemiş bu adam burada ne olduda bu tarz pis işlerin içine girmeye başladı. Önce tükürdü, tükürmedi mevzusu. Hemen ardından yaptığı el hareketi. Geçti gitti. Sahaya yansıdı yansımadı. Peki bu yaptığı hareket neyin nesi? Nereden ve kimden buluyor bu cesareti? Nouma benzer hareketi yaptığında Beşiktaş anında kapının önüne koyuvermişti. Doğru olanı da buydu zaten. Eğer Fenerbahçe Kulübü bu adamı bu pislik hareketlerine rağmen takım da tutmaya devam ederse de yazıklar olsun.
İşte gerçekler bir bir ortaya çıktıkça ortalıkta nağralar atanlar ortadan kayboldular bir anda. İşte bütün bu gerçekleri görüp tarafsız olarak bazı sonuçlara varmamız ve bir çok şeyi artık aramızda çözmemiz lazım. Yoksa daha çok Buraklar göçer aramızdan, daha çok Yusuflar katil damgası yer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder