Bilindiği üzere 11 Ağustos Pazar günü Kayseri Kadir Has Stadyumu'nda ezeli rakibimiz Fenerbahçe ile Süper Kupa Final maçına çıkacağız. Bu karşılaşma öncesinde alınan kararlar ve yasaklar gündemi epey meşgul etti. Çünkü Kayseri İl Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında, davul ve vurmalı müzik aletleriyle tahrik edici sözler taşıyan pankartların final maçına alınmayacağı açıklandı.
Vapur-Martı, Karpuz-Peynir, Oya-Bora, Kuru Fasulye-Pilav, Deniz-Kum, Sarı-Kırmızı, Hagi-Popescu nasıl ayrılmaz ikiliyse Tribün-Davul ikilisi de öyledir. İşte size bir abesle iştigal yasağı daha. Kılıfı da tokmağın sahaya atılma riskinin yüksek olduğu sanırım.
NTV Spor'da Fuat Akdağ-Mehmet Demirkol'un yaptığı Spor Servisi adlı program var. Fırsat buldukça izlemeye çalıştığım ve çok beğendiğim programlardan biri. Orada da bu konuya değinildi. Hatta Fuat Akdağ "Kararda davul ve vurmalı müzik aletleri denmiş. Mesela kemanla gidebiliyor muyuz maça ya da fagotla, obuayla girebiliyor muyuz?" diyerek bu yasaklara atıfta bulundu.
Haklı değil mi sizce de?
Şimdi taraftarlardan biri elinde yan flütle maça girmeye kalksa engelleyecekler mi? Oldu da adam zurnayla gitti. Ne de olsa "davul ve vurmalı müzik aletleri" yasak.
Ama ülkemde deplasman tribününe EsEs Bandosu alınmıyor. Bu müzik aletlerine göz yumacaklarını hiç sanmıyorum.
Sonunda bizi İngilizler gibi oturduğumuz yerden maç izlemeye mecbur edecekler. Tiyatro izler gibi.

Çok saçma kararlarla futbolun tadını iyice kaçırmaya başladılar. Eskişehir de yaşıyorum. Gittiğim maçlarda o "EsEs Bandosu" çalmaya başladığında çok güzel bir sinerji oluşuyor. İnsanlar futbol tadını daha çok almaya başlıyorlar. Dediğiniz gibi iş ingilizlerin tiyatro izler gibi maç izlemesine kadar gidebilir. Bu da Türk milletinin ruhunu çok aykırı bir durum :)
YanıtlaSil