Beklenen gün geldi ve işte başlıyoruz. Galatasaray'ın her zaman farklı konsantrasyonla oynadığı, büyük maçlarda verdiği reaksiyonla ön plana çıktığı tartışmasız bir gerçek. Futbolcular içinde çok farklı bir ortam Şampiyonlar Ligi maçları. Seremonideki marşı duymak bile insanının tüylerini diken diken etmeye yetiyor.
Şimdi kalkıp ben sizlere Real Madrid şöyle takım, bu eksikleri var, bu oyuncularla geldiler demeyeceğim. Zaten hemen her spor programında yada sitesinde bunların hepsi var. Bir tıkla öğrenebilirsiniz.
Bizim takımı da anlatmayacağım. Şu oynasın, bu oynasın diye. Taktiğe, tekniğe girmek istemiyorum açıkçası. Çünkü bu maçta tekmeye kafa uzatanlar, kendini maça tam konsantre edenler ve nefesinin sonuna kadar formasını sırılsıklam yapanlar kazanır. Belki maçı kazanamaz ama şahsiyetini kazanır.
Her şeyden önce bu büyük organizasyonun keyfine varmamız lazım. Tadını çıkartmamız lazım. Maç öncesiyle, maç anıyla ve sonrasıyla. Burası bambaşka bir arena. Karşınızdaki rakip dünyanın en iyi takımlarından. Yenilmek bizden 3 puan götürür en fazla. Telafisini de yaparız evelallah ama yine söylüyorum bu maçın öncesiyle, sonrasıyla ve maç esnasıyla sonuna kadar keyfini çıkartmaya bakın derim.
He unutmadan koreografiyi kaçırmayın derim. ;)
Şöyle dönüp geriye bir bakın, geçtiğimiz sezon ne zaman sahadan boynumuz bükük ayrıldık. 3-0 rövanşında tribünde 5, 5 diye bağıran biz değil miydik? Yarı finalin kapısından dönmedik mi? Belki bu sezon o kapıdan içeri gireriz, belki de bambaşka yollara saparız bilinmez. Ama bildiğim tek şey var ki o da yarın akşam bu takımı 90 dakika sonunda yine ellerim patlarcasına alkışlayacağımdır.
Çünkü;
Başarılar gelir geçer, Asaletin bize yeter...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder