13 Eylül 2013 Cuma

Tek Aşkıydı Galatasaray...


Babam eskileri anlatırken "Metin" diye bahsederdi Taçsız Kral'dan. Metin Oktay demezdi hiç. Bizim kuşağın Metin Oktay'ı tanıma, izleme, tribüne çağırma şansı olmadı hiç. Ama her sene ölüm yıldönümü haftasında Ali Sami Yen'de oynanan maçlarda attığımız her golden sonra adını hep haykırdık. Tıpkı bu akşam da yapacağımız gibi. Adına besteler yapıp, tribünleri de inlettik anısına saygımızdan.

Bize anlatılanlarda Metin Oktay'ın golcülüğünden çok, kişiliği, karakteri ve insanlığı ön plana çıkar hep. Ders niteliğinde anılarla doludur tarih.

Ya Ben Ya Galatasaray...

1955 yılında İzmirspor'dan Galatasaray'a transferi gerçekleşirken o zaman ki sevgilisi İzmir'den ayrılmasını istemediği sevgilisi Metin'e restini çeker ve "Ya ben, ya Galatasaray?" der. Ama Metin cevabı adeta yapıştırır. "Tabii ki Galatasaray" der ve İstanbul'un yolunu tutar. En büyük aşkına Galatasaray'ına kavuşmuştur artık. 

Bizi Sevenleri Üzmeyelim Baba...

1957 yılında Fenerbahçe'den bir yönetici boş bir çek uzatır Metin'e ve "Rakamı sen yaz Metin, ama yeter ki Fenerbahçe formasını giy" der. Ama tıpkı Galatasaray'a transfer olurken ki gibi O'nun için paranın hiçbir zaman önemi olmamıştır. İşte yine o güzel cevaplarından birini verir. "Bizi sevenlerini üzmeyelim baba, bizi sevenlere ihanet etmeyelim." der ve tek aşkı Galatasaray'da oynamaya devam eder.

Ağları Yırtan Gol

1959 yılında Fenerbahçe ile İnönü Stadında oynanan maç 1-0 biter. Golün adı yine Metin'dir. Fakat o tek gol tarihe "Ağları Yırtan Gol" olarak geçmiştir. Çünkü gerçekten de Metin şutu çektikten sonra top ağlarda kalması gerekirken, ağların içinden çıkarak yoluna devam etti. Fakat herkes görmüştü gol olduğunu ve kimse itiraz dahi etmemişti. Hakem ise çoktan orta noktayı göstermişti bile. İlerleyen yıllarda ağları yırtan bu efsane golü soranlara bütün mütevaziliğiyle yine tarihi bir cevap verir ezeli rakibini onore ederek; 
"Bu golün büyüklüğü aslında Fenerbahçe'nin büyüklüğüdür. Çünkü bu golü Fenerbahçe'ye atmış olmasaydım bu kadar konuşulmazdı ve efsane olmazdı."

Jübilesi

1969 yılının Ağustos ayında son kez yeşil sahaya çıkıyordu Taçsız Kral. Jübilesini yapmak istediği rakip takımla görüşmeye kendi gider. Bu rakip Fenerbahçe'dir. O dönem ki yöneticilere "Ben en güzel ve en çekişmeli maçlarımı Fenerabahçe'ye karşı oynadım. Şimdi futbolu bırakıyorum ve bunu bir Galatasaray-Fenerbahçe maçıyla sonlandırmak istiyorum" der. Yöneticiler elbette bu nazik daveti kabul ederler fakat 1 şartla. 5 dakika da olsa Metin'in Fenerbahçe formasını giymesini isterler. Çünkü zamanında ve aslında her zaman Metin Oktay'ı Fenerbahçe'ye transfer etmek istedilerse de bunu başaramamışlardır. Metin tereddüt etmeden "zevkle giyerim" der.

Maç İnönü stadında oynanır ve 1-1 biter. Metin söz verdiği gibi maçın sonlarına doğru Fenerbahçe forması giyer. Fakat Metin Oktay'ın çıkardığı forma boş kalmaz. O formayı da Fenerbahçe'li Can Bartu geçirir sırtına ve rakip olurlar en büyük aşklarına.

Sonrasında doğup büyüdüğü İzmir'de, Alsancak stadında da bir jübile düzenlenir Kral'a. Göztepe ile Galatasaray karşılaşır bu maçta ve o günden sonra Metin bir daha yeşil sahalara hiç dönmemecesine veda eder futbola.

Gideli 22 Yıl Olmuş...

Tam da bugün 22 yıl oldu O'nu kaybedeli. Trafik kazası sonucu aramızdan aniden ayrılan Taçsız Kral Metin Oktay'ı saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.


Kabrinde rahat uyu TAÇSIZ KRAL

Şampiyon yine GALATASARAY

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder