3 Eylül 2013 Salı

Bruma Galatasaray'da


Fatih Terim'in tıpkı Chedjou gibi uzun süredir istediği ve kulübümüzün epey vakit harcadığı ve sonunda mutlu sona ulaştığı bir transfer gerçekleşti. UEFA'ya Avrupa maçlarında oynayacak oyuncuların kadrosunu teslim etmesine saatler kala Sporting Lizbon takımından 10 Miyon Euro kaşılığında gerçekleştirdiği Bruma transferiyle hem genç ve gelecek vaadeden bir futbolcu kadromuza dahil edilmiş oldu hem de Şampiyonlar Ligi maçları öncesi kadromuzu daha da güçlendirmiş olduk.

Bruma henüz 19 yaşında. Portekiz'in paf liglerinde oynamaya başladıktan sonra hemen herkesin dikkatlerini üzerine çeken bir oyuncu. Bizim ülkemizde hala devam ediyor mu bilmiyorum ama kasetten oyuncu transferi yapmak yaygındır. Ben Bruma'nın henüz hiçbir maçını izlemedim ama Fatih Hoca ve kurmayları epeydir peşinden koştuğuna ve ısrarla istediğine göre futbolcu izleme ekibinden tam not almış bir oyuncu sanırım. 

U-20 Dünya Kupası'nı pek takip edemedim. Sadece Ali Adnan'ın bir kaç maçını izleyebilmiş ve herkes gibi çok beğenmiştim. O kapımızdan döndü. İnşallah ileride pişman olmaz. Portekiz maçlarına pek denk gelmediğimden ahkam kesecek yorumlarım olmayacak maalesef. Ama izlediğim videolarda öne çıkan çok çarpıcı özellikleri var.

Kanatlarımızda yaşadığımız soruna ilaç olur mu bilinmez ama o potansiyel var bu çocukta. Ülkemizde gençlerin gelişimine destek olmak yerine genelde köstek olunur fakat taraftar ve camia olarak bu çocuğu yedirmememiz lazım bunu bilir bunu söylerim ben. 

Hee beri yandan kimse hemen ilk maç çıkıp harikalar yaratmasını da beklemesin bence. Neredeyse 1 aydır doğru düzgün antrenmana çıkmamış, sezon öncesi hazırlıklarını kaçırmış ve çok genç bir futbolcu var karşımızda. Geçtiğimiz sezon Melo'nun hazırlık kampını kaçırdığında neler yaşadığı aşikar. Umarım aynı sıkıntıları yaşamayız Bruma'da. 

Herkesin "Yeni Ribery" gözüyle baktığı bir futbolcu transfer ettik. Chelsea, M.City gibi takımlar da peşindeydi fakat biz aldık. Bunun sebebi bence Avrupa'nın diğer büyük takımları Bruma'nın gelişimini izlemek istiyor. Eğer ki 1-2 sene içerisinde büyük bir yol katederse takımda tutmak zor olur. Ama iyi para kazandırır işin parasal boyutu da böyle.

Toparlayacak olursak Ribery geldiğinde çok fazla beklentilerimiz yoktu fakat beklediğimizin üstünde bir performans sergiledi gönüllerde taht kurdu. Tabir-i caizse bir parmak bal çalıp kaçtı. Daha geçenlerde yılın futbolcusu seçildi. Hakkıdır. Şimdi ki durum biraz daha farklı. Beklentiler çok yüksek. O sebeple çatlak seslerin yakın zamanda yükselmesi olası. Sabredip, destek olmakta fayda var. 

Camiamıza hayırlı olsun.

( Şimdiden "Pınarbaşı Bruma Bruma" seslerini duyar gibiyim. :) )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder