Yaşamım boyunca hep yaptığım şeydir iğneyi kendime batırmam. Önce bir kendimi döner kendime bakar sonra yorum yaparım. Fatih Terim'in gönderilişinde de yine aynı şeyi yaptım. Yönetim önce iğneyi kendisine batırmalıydı. Nasıl mı?
Fatih Terim öyle herhangi bir teknik direktör değildir. Sadece takımı teknik ve taktik anlamda çalıştırmak O'nu kesmez. Kurtarmaz. Florya'yı da O'ndan başka kimse ne anlayabilir, ne de toparlayabilir. Takımın başında olduğu 3 dönemde de Florya'nın tek hakimiydi. Bundan sonra gelirse yine tek hakimi olmak ister. Bunu bilmeyen Galatasaray adının bulunduğu hiç bir koltukta oturmasın.
Başkandan sonra gelen adam olmak ister. Hep de öyle oldu. Çünkü O'ndan başka kimse Galatasaray'a bu kadar hizmet etmemiştir. Bunu bilir ve sırf bu sebeptendir ki sadece Başkan'a hesap vermeyi talep eder. Bunu da yönetimde olan olmayan herkes bilir. Bakın ben bile biliyorum.
Şimdi gelelim işin özüne. Fatih Hoca'nın bu duruşunu bile bile takımın başına getirmek O'nun bu taleplerini kabul etmektir. Dün dündür, bugün bugün söylemini asla kabul etmem. Çünkü dere geçerken at değiştirilmez. Bu kadar net. Sen diyeceksin ki "Ben burada olduğum sürece Fatih Hoca da burada olacak" sonra yönetim kurulu toplantısında oy birliğiyle hocayı göndereceksin. Bu mu kurumsallaşma? Bu mu profesyonellik?
Şimdi soruyorum;
- Fatih Hoca 2 senedir sol bek transferi istiyor, istemeyi bırakın yırtıyor bir yerlerini ama nafile. Riera'dan sol bek yaratıyor, eli mahkum Hakan Balta'ya kalıyor. Ama bir türlü bu transfer neden gerçekleşmiyor?
- Hemen her yazımda Sneijder'in takımı bozduğundan dem vuruyorum, daha geçen gün Kaptan Bülent de aynı şeye değindi. Fatih Hoca Sneijder transferine onay vermemişken sırf "Çilek" aldım demek için neden bu transfer yapılıyor?
- Milli Takımı çalıştırması yönetimi bu denli rahatsız ediyorsa neden TFF'ye rest çekilmiyor ve izin veriliyor?
Şimdi kalkmış telefonlara çıkmadı, ulaşamadık deniyor. Siz adamın her talebini yokuşa sürün sonra her sözümüze biat etsin isteyin. Kusura bakmayın ama Fatih Terim'i tanıyamamışsınız.
En çok üzüldüğüm nokta Galatasaray yönetimi, hocası, takımı ve taraftarlarıyla bu kadar güçlüyken bu durumlara düşmek.
Ama unutulmamalıdır ki bundan 3 sene önce rakip tribünler "Kümede kal Galatasaray" derken o takımı bugünlere ancak Fatih Terim getirebilirdi ve eğer yönetim her geçen gün yeni sponsorluk anlaşmaları yapıyorsa bunun temelinde Fatih Terim'in Galatasaray'ı vardır. Yani yönetimin başarısı temelde Fatih Terim'in başarısıdır. Fatih Hoca'nın bu şekilde gönderilmesi yakışmadı.
Bize yani taraftara düşen tribünde "Yönetim İstifa" diye bağırmak değildir. Fatih Terim'in dediği gibi "Aslolan Galatasaray'dır". Takıma desteğimizi, Fatih Hoca'ya olan sevgimizi ve O'na yapılan haksızlığa karşı tepkimizi bir şekilde göstereceğiz elbette. Mesela rahmetli Başkan Özhan Canaydın döneminde olduğu gibi maçın ilk 5 dakikasında sadece alkış yaparak olabilir.
Netice itibariyle yönetim dün akşam itibariyle kucağına bombayı almıştır kanaatimce. Çünkü şu dakikadan sonra alınacak her türlü başarısızlık dün akşama bağlanacak.
Hakkımızda hayırlısı olsun...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder