Tümer Metin, "Metin Olmak" adlı otobiyografi kitabını yayınladığından beri, aktif futbol yaşantısını sonlandırmış futbolcular da bu kapıdan geçerek birer kitap yazarlar diye düşünüyordum. Fakat maalesef bu yoldan giden pek kimse olmadı.
Dünya geneline baktığımızda epey yaygın olan bu otobiyografi yazma konusu maalesef ülkemizde henüz vücut bulmuş değil. Benim ilk aklıma gelenler David Beckham, Wayne Rooney, Zlatan İbrahimovic, Didier Drogba, eski futbolculardan Paul Gascoigne, Marcel Desailly ve yakın zamanda Mancester United'ın teknik direktörlüğünden emekli olan Sir Alex Ferguson.
Bu isimler elbette ilk akla gelenler. Örnekleri kısa bir araştırmayla çoğaltabiliriz. Bu kitaplarda her ne kadar futbolcuların veya teknik adamların anılarına dair bir şeyler bulsak da hayatlarının büyük bir kısmını futbol kaplayan bu insanlarla elbette ortak noktalar bulabiliyoruz. Bu bir transfer hikayesi olabiliyor, soyunma odasında gizli kalmış hatıralar olabiliyor, maç öncesi veya sonrası psikolojik durumlarını anlatan anektodlara rastlayabiliyoruz. İşte bizim onlarla olan ortak yanımız da bu zaten. İzlediğimiz bir maçın yada şampiyonanın perde arkasında aslında neler olduğunu ilk ağızdan dinlemek olaylara farklı bir açıdan bakmamıza da yardımcı oluyor.
Hal böyleyken ve ülkemizde hem takımlar hem de Milli Takımlar seviyesinde sayısız başarıya imza atmış eski futbolcularımız varken tabiri caizse bu topa neden girmediklerini hala anlamış değilim.
İçimizden başlayacak olursak mesela Hakan Şükür, Bülent Korkmaz, Arif Erdem, Suat Kaya, Tugay Kerimoğlu, Hagi ve elbette Fatih Terim. Bu yazdığım isimler elbette birer örnek. UEFA Kupası'nı kazanmış, Süper Kupa kazanmış, Avrupa'nın önemli kulüplerinde top koşturmuş, Milli Takım ile Avrupa Şampiyonası'nda, Dünya Kupası'nda en önemli başarılara imza atan kadrolarda hep yer almış isimler neden bu güzel anılarını sadece televizyon programlarında kısa kısa anlatarak geçiştirirler? Yaşadıklarını söz uçar yazı kalırdan yola çıkarak neden ölümsüzleştirmezler?
Yazdığım isimlerin yanına Rüştü Reçber, Sergen Yalçın, Alpay Özalan, Nihat Kahveci, Rıdvan Dilmen, Oğuz Çetin, Hami Mandıralı gibi daha bir çok oyuncuyu ekleyebiliriz.
Madalyonun diğer tarafından bakacak olursak ülkemizde kitap okuma oranı oldukça düşük. Yazılsa bile kim okuyacak diye düşünülebilir. Fakat milyonlarca taraftarı olan takımlarımızın oyuncularının yazacağı kitapları elbette alıp okuyacak, tavsiye edecek, hediye edecek birileri elbette vardır.
Tümer Metin'in aralamış olduğu kapı kapanmadan ardına kadar açmak lazım. Eminim futbola ve futbolcuya olan bakış açımızda bile büyük değişmeler olacaktır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder