Küçük yaşlardan beri sık maça giden biri olarak tribünleri değişimine yakinen tanık oldum. Ülkemizde oynanan futbola seyircinin katkısı tartışılmaz. Bunun en büyük örneklerindendir taraftarımız ve tribünlerimiz. Maçlar olan etkilerimizin yanı sıra yönetime, futbolculara veya gidişata verilen tepki zaman zaman çok sert olsa da ince mesajlar da verildiği olur hep.
Çok fazla eskiye gitmeden söze devam etmek isterim. Geçmişte tribünlerin sahaya olan etkisinden dolayı zaten Ali Sami Yen stadı adının yanına Cehennem kelimesini de eklemişti. O hakkı teslim etmek gerekir. Eski stadımızda tabiri caizse dünyayı dize getirdik sade parçalı formayla. Tam da bu sebepten "Cehennem" dendi hep bizim cennetimize.
Dedim ya tribünler kimi zaman maçı aldırır kimi zamanda memnuniyetsizliklerini farklı yollarla dile getirir. Hatırlayın rahmetli Özhan Canaydın döneminde maçın ilk 5 dakikası tribünler tezahürat yapmaz sadece alkış tutardı. Protestonun kralıdır benim gözümde. Yönetim istifa diye bağırmaktan iyidir.
Mecidiyeköy'e veda edeceğimiz sezonda kötü giden takıma tribünlerin verdiği tepki de unutulmazlar arasındadır. "Formayı çıkarın çıplak oynayın, Sami Yen hakkını size helal etmiyor, O forma kutsaldır nasip olmaz herkese" tezahüratlarıyla inlerdi ortalık. Rakip gol attıkça rakibi alkışlar, kendi futbolcumuzun attığı gole çoğu zaman sevinemezdik. Stadın yıkılmasına yakın alınan mağlubiyetler, kötü oyun taraftarı öylesine çileden çıkarmıştı ki adeta stadı taraftarlar yıkmıştı. Bütün koltukları söküp sahaya atmak kabul edilir şey değil ama stadın da akıbeti ortada.
Sonra Arena'ya geçildi, yönetim, futbolcu ve taraftar da değişti. Ali Sami Yen Ruhu 2 sezonda Arena'ya taşındı. Cehennem ateşi yanmaya başladı. Takım iyi oynadıkça, savaştıkça ve mücadele ettikçe taraftarın gönlünü kazanmaya başladı. Kaybedilen maçlar sonrasında bile tribünler ıslıklamadı, yuhalamadı. Çağırdı moral verdi. "Hadi oğlum, hadi" dendi hep. Koreografiler yapıldı, 90 dakika susulmadı ve karşılığı hep kupa oldu.
Geçtiğimiz gün oynanan Sivasspor maçında futbolcular tribünlerin protestosuyla karşılaştı. Ama bu sefer yuhalama, ıslıklama yoktu. Maç öncesinde futbolcular sahaya çıktığında tribünler futbolcuları yumruk şova çağırırlar. Ama bu kez yapılmadı mesela. Eski futbolculara tezahüratlar yapıldı ve ilk 11 anonsuna bu kez tribünler eşlik etmedi. Anonsu yapan, takımımızın 11'ini bir çırpıda sayıverdi. Belli ki önceden anlaşılmış bir hareket. Güzel organizasyon olmuş gerçekten tebrikler.
Fakat bir de eleştirim olacak. Tribünlerimiz artık her maçta o akşamki rakip dışındaki diğer takımların kulaklarını çınlatması hoş olmuyor. Alakasız yerlerde, hiç ilgisi olmayan anlarda bir anda maçtan kopup maçla ilgisi olmayan yerlere göndermeler yapmak bana hep saçma gelmiştir. Bundan en kısa zamanda vazgeçip bütün enerjimizi takımımıza katkı yapmak üzerine harcamalıyız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder