Son 2 sezonu şampiyon tamamlayıp, 2 Süper Kupa Finalini ezeli rakibine karşı kazanıp müzesine götürmüş, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynayıp bu sezon öncesi katıldığı Emirates Kupasını da kazanan takımımız yeni sezon öncesi bütün rakiplerine göz dağı veriyordu.
Defans sorununu Fransa'nın en iyi defansı seçilen Chedjou'yu alarak çözen, bir sezon önce kiralık olarak forma giyen Umut'un ve Melo'nun bonservisini alan kulübümüz geleceğe yatırım olarak Bruma'yı transfer edip transfer sezonunu kapatıyordu. Erman Kılıç'ı da transfer eden takımımız Erman'ın takımda şans bulamayacağını inandığı ve başka takımda oynamak istediğini söylemesi üzerine Eskişehirspor'a transfer oldu. Kayserispor'da kiralık forma giyen Ceyhun'un da takıma katılması yabancı sınırlaması için rotasyonda iyi bir koz oldu.
İşte tüm bu gelişmeler futbol otoriteleri tarafından Galatasaray'ın şampiyonluğu bu sene de rahat kazanacağını söylemelerine neden oldu. İlk maçını kendi taraftarı önünde kazanan takımımız lige de beklendiği gibi kayıpsız başladı. Fakat takip eden 3 haftada alınan 3 beraberlik ve Şampiyonlar Ligi'ndeki Real Madrid mağlubiyeti işleri iyice karıştırdı.. Tabi bu arada Başkan'ın telefon trafiğinde Fatih Hoca'ya ulaşamaması ve TFF'nin kötü giden Milli Takım'ın başına dünyada başka teknik adam kalmamışcasına Fatih Terim'e teklif götürmesi karışan işleri iyice içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Fatih Hoca Olimpiyat Stadı'nda Beşiktaş'ı 2-1 yendi, son dakikada olaylar çıktı maç tatil edildi 3-0 hükmen galip sayıldık ve tam işler yoluna giriyor derken olanlar oldu.
Nitekim tek çıkış yolu olan Fatih Terim'i gönderilmesi gerçekleşti ve takımın başına Roberto Mancini getirildi. Fatih Terim'in seveni de çoktur sevmeyeni de ve fakat hemen herkes gönderiliş şeklini hiç onaylamadı. Yakıştıramadı.
Mancini imzayı attı 2 gün sonra Juventus deplasmanına çıktı ve 1 puan aldı. Bütün düğüm çözüldü sanıldı ama hemen haftasonu alınan Akhisar mağlubiyeti çatlak seslerin daha da yükselmesine sebebiyet verdi. Sonrasında toparlanan takımımız ligde 3'te 3 yapıp bir de üzerine müthiş bir futbolla Kopenhag'ı mağlup edince sular duruldu. Şampiyonlar Ligi'nde bir üst tura çıkma hesapları başladı. Kopenhag çantada keklik görüldü. Danimarka'da alınacak galibiyetin moraliyle Fenerbahçe deplasmanından da kayıpsız dönülür tezleri atıldı ortaya. Ama olmadı. 2 deplasmanda da gol atamadan dönen takımımız 2 mağlubiyetle sarsıldı. Şampiyonlar Ligi'nde hesaplar karşırken Lig'de ise liderin 9 puan gerisine düştük.
Sahaya bakıldığında büyük umutlarla alınan oyuncular öyle aman aman fark yaratmadılar açıkçası. Özellikle Chedjou beklentilerin çok altında kaldı. Bruma ilk çıktığı maç dışında pek de verimli olamadı. Evet daha çok genç, katedeceği çok yol var ama ilk maçtaki patlaması beklentileri çok yukarı taşıdı. O da yok oldu. Diğer yandan Burak'ın kaçırdığı pozisyonlar, Sneijder'in ortaya çıkıp sonra kayboluşları, Selçuk'un inanılmaz düşüşü, sol bek transferinin yapılmayışı, Amrabat'ın 2 senedir bir türlü istenilen seviyeye gelememesi vs. vs. vs. Bu liste uzar da uzar.
Şimdi eğri oturup doğru konuşmakta fayda var. Mancini bir sistem oturtmaya çalışıyor amenna. Bu hemen olacak bir şey değil. Sezon arası transfer dönemi ne kadar verimli geçer bilinmez ve fakat bu takımın ne kadar toparlanacağını pek kestiremiyorum. Elbette şampiyonluk için herkes elinden geleni yapacaktır fakat bu oyunlar, bu ruhla ben pek emin olamıyorum. Şampiyonlar Ligi'nde üst tura çıkmak da bu kadroyla ileri ki maçlarda pek de hayırlı olmayabilir.
Netice itibariyle sözün özü, şu anki ruhla ve oyunla şampiyonluk biraz zor gibi duruyor. Türkiye Kupası'nı kazanmak ve UEFA Avrupa Ligi'nden devam etmek için çabalamak daha hayırlı olacak sanırım.

Sivas maçı GS için hayati derecede önemli.Ben FB nin puan kaybı yaşayacağına inanıyorum ama GS en kötü gününde bile gol atmayı başaracak şansa bu arala çok ihtiyacı var.Fanatik bir GS olarak o eski günlerimizi çok özlüyorum
YanıtlaSilEvet katılıyorum. Puan kaybetme lüksümüz artık yok. Elbette bütün takımlar puan kaybedecektir fakat rakiplerimizin puan kaybettiği haftalarda sizin de dediğiniz gibi kötü günümüzde dahi gol ve goller atarak kazanmamız gerek. Umarım zamanlar eski günlere döneceğiz.
Sil